24 kare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 kare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2011 Cumartesi

FİLM KAMERALARI...


Film kameraları yapısal olarak fotoğraf makinelerine çok benzerler. Objeden yansıyan ve mercekten geçen ışık ışınları, Gümüş, Bromür, İyodür ve klorür maddelerinden oluşan filmin duyarlı yüzeyine düşer ve kimyasal reaksiyon sonucu görüntünün negatifi oluşur. Çekilen film, banyosu yapılarak kullanıma sunulur.
Film kamerasının çalışma prensibi, görüntüyü karelere bölmektir. Bir film şeridi, kameranın merceğe açılan penceresi önünden, saniyede 24 kare görüntü alacak şekilde geçirilir. Bu bir motorla veya mekanik bir düzenekle sağlanır. Ancak böyle sürekli bir hareketle akan filmin üzerine net görüntüler almak olanaksızdır.

Film kamera penceresi önünden geçerken gerekli pozlanma süresi boyunca hareketsiz kalmalıdır. Bu süre ise 1/50 saniyedir. Yani film kamera penceresi önünde saniyenin 50’de birinde durur, pozlanır ve tırnaklar aracılığıyla aşağı iner. Filmin bu aşağı iniş hareketi sırasında mercekle olan bağlantısının kesilmesi gerekmektedir. Aksi halde film sadece dururken değil hareketli iken de mercekten gelen ışıkla etkilenir ve bulanık çizgiler halinde bir görüntü oluşur. İşte bunu engellemek için mercekle film arasında düzenli olarak dönen ve ışık geçirmeme özelliğine sahip örtücü bir parça vardır. Film kamera penceresi önünde durduğu anda örtücünün dolu yarısı mercekle film arasından çekilir. Film, yukarıdan aşağı bir görüntü karesi kadar inerken örtücünün dolu yarısı mercekle film arasına girerek filmin üzerine ışığın gelmesine engel olur.  8mm, 16mm, 35mm, 70mm’lik kamera

gonengontam.gen.tr
                                                                                                                                                  Alıntıdır....

17 Kasım 2011 Perşembe

Sinema Oluşum Süreci (Hareketli Resim)



Sinemanın temelinde yatan göz yanılsaması, beynin gözün ağ tabakası üzerine düşen görüntüyü kaybolmasından sonra da kısa bir süre algılamayı sürdürmesi ve ardışık ağ tabaka görüntülerini, hareket eder biçimde algılaması olgularına dayanır. Bu yüzden insan gözü, bir perde üzerinde belirli bir hızla (genellikle sessiz sinemada saniyede 16, sesli sinemada saniyede 24 kare) ard arda yansıtılan film karelerindeki görüntüleri kesintisiz bir hareket içinde görür.

Gözün sinemaya temel oluşturan bu özelliği fotoğrafın bulunmasından çok önce biliniyordu, örneğin her sayfasına bir resim çizilmiş kitapların hızla çevrilmesiyle hareket izlenimi yaratılabiliyordu. 1832 de yapılan phenakistoscope ve 1834'te gerçekleştirilen zoetrope gibi optik aletlerle aynı temele dayanarak hareketli görüntüler oluşturulmuştu. 1839'da fotoğrafın bulunmasından sonra, hareketi eşit ve çok kısa aralarla sabit fotoğraflar olarak saptayan yöntemler Edward Muybriagef, yan yana dizdiği fotoğraf makineleriyle koşan bir atın görüntülerini saptadı ve dönen bir disk içine yerleştirdiği bu fotoğraflarla hareketli bir görüntü yaratmayı başardı (1877).

Fransız fizyolog Etienne Jules Marey 1882'de kuşların uçuşunu incelemek amacıyla, saniyede 12 fotoğraf çeken ve kamera takılmış bir makineli tüfeğe benzeyen bir aygıt geliştirdi. 1887'de ABD’li Hannibal Goodwin’in fotoğraf çekiminde selüloit film kullanması, bir yıl sonra da George Eastman’ın bu uygulamayı geliştirerek makaraya sarılı selüloit film şeridinin seri üretimini başlatması, sinema filminin gerçekleştirilmesi için bütün ön koşullan hazırlamış oldu. Thomas Alva Edison ile yardımcısı William Kennedy Laurie Dickson’ın yaptıklan kinetograf, kameranın ilk biçimi olarak ortaya çıktı. Bu aygıtla, kenarlarına düzenli delikler açılmış 15 m’lik filmler üzerine saniyede 40 görüntü saptanabiliyordu. Edison kinetoskop adım verdiği bir gösterim aygıtı aracılığıyla da bu görüntüleri hareketli bir biçimde yansıtmayı başardı. Ama bu aygıt, gözlerini iki küçük deliğe dayayan tek bir izleyici tarafından kullanılabiliyordu. Kinetoskopların ticari olarak satışa sunulmasıyla birlikte Edison, kitlesel film çekimi yapılabilen ve güneşin durumuna göre tekerlekler üzerinde döndürülen ilk film stüdyosu Black Maria’yı inşa etti.

sinemani.com
                                                                                                                                        Alıntıdır...