film kurgusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film kurgusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2011 Cuma

MONTAJA HAZIRLIK

Herhalde artık acayip bunaldınız ama zaten sonuna geldik..

Yukarda bahsettiğim noktaları atlamadan bir film çektiniz!! -5 kaset dolu çekimler yaptınız!!!

Amannnn!!!

Peki şimdi montaj vakti geldi! İstediğiniz sahneyi kolayca bulabilecek misiniz? İstediğiniz çekimi, görüntüyü pıt diye elinizle bulabilmeniz montaj zamanında çok çok önemli!!!

Bunu yapabilmeniz için bir kaç taktik var.. Ya çekimler sırasında çok düzenli olursunuz hatta aranızdan bir kişiyi sırf bu işle ilgilenmesi için görevlendirirsiniz! o kişi oturup bütün çekimler sırasında kasetlere hangi sahneler çekildi hangi sahnede kaçıncı çekimde başarılı oldunuz da kaç çekimde hata yapıldı. Ne bileyim hangi kamera açısı hangi sırada? Bu gibi bilgileri oturup bütün çekimler boyunca önündeki listeye doldurur.. İlerde montaj vakti geldiğinde kasetlerin içinde kaybolmazsınız..

Ama bir dakika!!!

Biz montajı dijital yapicazz? Ne?

Dijital nedir?

Analog nedir?

Haydaaa???

Bilgisayarlar dijitaldir.. Bunu biliyoruz (ama bu hala dijital nedir sorusunun cevabı değil).

Ve bilgisayarlar mükemmeldir!!! O halde dijital mükemmeldir!! (ama dijital ne hocam?)

Tamam dijital olayı aslında bilgisayarın kullandığı alfabedir.. Yani bizim alfabede 29 harf var.. Bilgisayarın alfabesinde 2 harf var.. 1(bir) ve 0 (sıfır)…

Şimdi düşünelim!! Alfabe ne işe yarar?

Bir bilgiyi aynen bir başka yere aktarmaya yarar!! eğer alfaben varsa mesela buradaki bilgileri diğer insanlara tıpa tıp aynen aktarabilirsin!!!

Ama analog alfabesizdir!! ya da bir çeşit sonsuz harfi olan bir alfabedir diyelim..

Dedi kodu gibi birşey. Analog şekilde aktarılan bilgi diğer kişiye tıpatıp aynı gelmez.. Aşağı yukarı aynı gelir.. Ve o kişi de bu aldığı bilgiyi başka bir yere aktaracak olsa onu daha da değiştirerek aktarır.. Analog şekilde bir bilgiyi bir yerden diğer yere birkaç kere aktarırsan o bilgi artık değişe değişe tanınmaz hale gelir!! Yani uzun lafın kısası analog olarak film montajlarsanız filminizin kalitesi düşer.. Ayrıca analog olarak film montajı yapan aletler çok pahalı aletler ve çoğu zaman da yetersiz aletler! Su anda artık günümüzde dijital olarak yani bir tek alfabe kullanarak hiç ama hiiiic veri kaybı olmadan nem net (kaç defa aktarırsan aktar!!) montaj yapmak çok kolay!!

Şu anda bu yazıyı yazdığım bilgisayarla sadece Internette gezmiyorum! Yayın kalitesinde film montajı yapabiliyorum!! Ve bu bilgisayar standart günümüzde satılan bir ev bilgisayarı!!! artık olay bu hale geldi ! O yüzden dijitaliz!!

Analog artık geride kaldı!!

Tamaaam.. Peki şimdi biz çekimleri yaptık.. Neye yaptık?

Video Kameraya.. Video=analog…

eğer dijital kameraya yaptıysanız o harika!!! O zaten direk görüntüyü dijital kaydetti.. Yani aldığı görüntüyü alfabeyi kullanarak 1100100100111010100101010101111011010001 şeklinde kasete yazdı.. artık o çekimler sonsuza kadar güvende! Onlar üstünde ne kadar aktarma yaparsan yap kaliten düşmeyecek ama analoglarla biraz işimiz var!!

eğer kameran video kamera ise önce çektiklerini dijitale çevirmek gerek.. Ben bundan önceki yıllarımı bunu yapmanın iyi bir yolunu arayarak geçirdim. Daha sonra ne yaparsam yapayım istediğimi alamadım ve dijital kamera aldım!! Oh!! Dünya varmış be!! Rahatladım!!

Ama yine de yanındayım!! Video kameran da yanında.. O halde bilgisayarında bir de capture kartın olmalı…

Capture kartı ne? Analog bilgileri alıyor (yani dedikoduları) direk alfabeye çeviriyor.. (0 ve 1 lere) artık o dedikodular deftere işlendi.. artık o defterde güvenlik altındalar! artık onlar analog değil DIJITAL!!!

Filmini dijitale çevirmen gerek yoksa bilgisayar filmini okuyamaz anlayamaz. O yüzden bilgisayarda o filmi montajlayamazsın.. O yüzden capture kartına ihtiyacın var işte. Kartı bilgisayarına takıyorsun.. kamerayı da karta takıyorsun.. Gerisini sana bırakıyorum. Çevrendekilere ve arkadaşlarına danışarak ya da kullanma kılavuzuna çalışarak filmini dijitize edebilirsin!!

Şimdiii!! Bir sorun var..

Film kasette durduğu gibi duran birşey değil..

Film aslında büyük bir olay!! Düşünecek olursak saniyede 25 resim gösteren büyük bir dosya.. hele yüksek görüntü kalitesi istiyorsan ki istemelisin bu da saniyede 25 tane yüksek kalite resim gösteren bir dosya demek..

eh baya büyük bir dosyadan bahsediyoruz demek ki..

büyük bir hard disk’in olmak zorunda.. Dijital kameralar ile yaptığın çekimleri bilgisayara aktardığında sadece 5 Dabilik çekim 1 GB tan fazla yer kaplıyor. Yani eğer 2 kasetlik görüntü atacaksan yani 3 saatlik görüntü sana 36 GB a patlayacak.. büyük hard disk şart!!

Tamam o konuda da derdin yoksa. Hard diskin kocamansa, ve filminde artık dijital şekilde bilgisayarının içinde ise artık onu kesip biçmeye başlayabiliriz!! Montaj zamanı!!!

Haydi montaj dersleri bölümüne!!..

http://www.benimsinemalarim.com/dersler-egitim-montaj/k-k-y-m-nden-montaj-dersleri.html

                                                                                                                                Alıntıdır...

Film Kurgusu


KURGU NEDİR?
Kurgu. Türkçe anlam karşılığı kurmacadır.
Kesme, film yapımında en yaygın kullanılan terimlerden biridir. Yönetmenin bir çekimi bitirmek için kullandığı bir fiil
(KES – İngilizce CUT kelimesi, teknik olarak filmlerde hem iki sahne arasındaki kesme, hem de bitirme işlemini belirten kesme olarak kullanılır .) olabileceği gibi, bir film bandı ya da iki ayrı çekim arasındaki bağlantı anlamında bir isim de olabilir.

KURGU NEDİR?
Aynı zamanda, bir filmin farklı safhalardaki bir versiyonu da olabilir
(Taslak kurgusu, yönetmenin kurgusu, final kurgusu).
Bu makale çerçevesinde kesme, çekimler sırasında olmasa bile, gösterim esnasında birbirinden ayrı iki çekimin, birbirlerini kesintisiz takip edecek şekilde birleştirilmesi anlamında kullanılmıştır.

KURGU TÜRLERİ
Beş basit kurgu türü vardır:
Düz, zıt, paralel (çapraz), atlama ve biçim kurgusu.
Kurgu. Türkçe anlam karşılığı kurmacadır.
Düz kurguda, bir görüntü, kesintisiz olarak diğerini takip eder. Düz kurgu, en yaygın biçimdir: B çekimi, A çekimini takip eder. The Lady Eve (1941) filminde, Preston Sturges, bir geminin yemek salonunda bir masada oturan Charlie Pike (Henry Fonda)’dan (Çekim A), onun bulunduğu tarafa bakan bir grup kadına (Çekim B) doğru kesme yapar.

KURGU TÜRLERİ
Zıt kurguda ise birbirini takip eden görüntüler doğal olarak birbirinden ayrıdırlar; örneğin, Slaves (Herbert J. Biberman, 1969) filminde kölelerin kelepçeli ayaklarından, dörtnala giden atların toynaklarına yapılan kesme esir ile özgür kavramları arasındaki zıtlığı belirtir.

KURGU TÜRLERİ
Paralel ya da çapraz kurgu, aynı anda gerçekleşmekte olan iki olayı anlatır. Saboteur filminde, Brooklyn Navy Yard’daki bir geminin vaftiz töreninde, geminin sabote edilmesi girişimi, törenin kendisiyle birlikte paralel kurgu içinde ele alınmıştır. Moonstruck (Norman Jewison, 1987) filminde, bir anne, kızı Metropolitan Operası’nda sevgilisi ile birlikteyken, üniversitede profesör olan biriyle yemek yemektedir. King and Country (Joseph Losey, 1964) paralel kurguya örnek olabilecek iki sahne içermektedir: yağmurda askerlerin bir fareyi kıstırıp oynamaya çalışmaları, ve bir firarinin barakalar içinde yapılan duruşması. Burada, firarî askerin içinde bulunduğu kötü durum ile farenin içinde bulunduğu kötü durum birbirleriyle benzeştiriliyor. Fare de, firarî asker de kurban durumundadır – firarî şüpheci askeri kuralların, fare ise askerlerin can sıkıntısından kaynaklanan bir zulmün kurbanıdır

Olayların akışında bir boşluk bırakan, devamlılık dahilindeki bir kırılma, bir atlamalı kurgu meydana getirir. Darling (John Schlesinger, 1965) filminde, bir binanın girişine yirmi metre mesafedeki bir çiftin görüntülerini, aynı çiftin binanın giriş kapısından içeri girişlerini gösteren bir görüntü takip eder. Açıkçası, belirli bir sahne veya sekanstaki her şey görüntülenmek zorunda değildir, ancak sürekli atlamalı kurgu kullanımı, filme çizgi roman benzeri bir devamlılık verebilir. Ancak ne yaptığını bilen bir yönetmen atlamalı kurguyu kullanıyorsa, bunun bir sebebi vardır. Breathless (Jean-Luc Godard, 1959) filminde, asıl karakter Marsilya’da bir polis memurunu vurur, bir tarladan koşarak geçer ve Paris’e ulaşır. Godard, devamlılığı sebepsiz yere bölebilecek kadar maharetli bir film yapımcısıdır. Breathless filmi tam anlamıyla bir film olarak dikkat çeker: 1930lar ve 40larda düşük bütçeli filmler üretmiş olan Monogram Pictures’e adanmış, ve daha akılcı bir yaklaşımla, bir karakterin araç kullanmadan bir yerden başka bir yere gidebilmesi şeklindeki bir sahneyi içerebilecek düşük bütçeli bir Amerikan filminin tarzını yaratabilmiştir.
Biçim kurgusu ise, benzer şekilli iki nesne arasında yapılan kesmedir.
Detour filminde, müzik kutusu içindeki bir plaktan, bir davula yapılan bir kesme vardır – burada yuvarlak şekilli bir nesne diğerinin yerini alır.

Bir çekimin diğeri ile eşleştiği ve devamlılıkta bir boşluğa sebebiyet vermeyecek kadar kolay geçişin sağlandığı eşleştirme kurgusu, prensip olarak biçim kurgusuna benzer. Bir eşleştirme kesmesi, öyle olmamasına rağmen, genellikle eşleştiği sahneye şekil olarak benzer. Büyük ihtimalle, en ünlü eşleştirme, 2001: A space odyssey (Stanley Kubrick, 1968) filminde mağara adamının bir çekimde elindeki kemiği gök yüzüne fırlattığı ve bir sonraki çekimde yörüngedeki bir uzay istasyonunun görüntülendiği eşleştirmedir. Eşleştirme, iki görüntüyle evrim tarihine değinmektedir.

Kurgu, teknik anlamda çekilen görüntülerin kesilip biçilmesidir. Kurgu değişim demektir. Kurgu sırasında, olayı, haberi, hikayeyi vb.en iyi anlatacak parçalar kesilerek belli bir tempo içinde sıraya dizilir. Kurgu işlemi, sanılanın aksine bütün çekimlerin bitmesiyle değil, aksine çekimler sırasında hatta çekimler öncesinde planlama aşamasında başlar. Ancak planlı çekimler gerçekleştirildiği takdirde başarılı sonuçlar alınabilir. Kameramanda aynı zamanda iyi bir kurgucu olmak zorundadır.

Dr. Piragov’un ifadesiyle “Kendini hissettiren organ hastadır.” Çekim sırasında kamera konumları, çekim ölçekleri, çekimin uzunluğu ve bunların kurguda nasıl birleştirileceği iyi planlanırsa kurguda fazla zorluk çekilmez.

Bir sinemacının (kameramanı da buna dahil edebiliriz) kurguyu bilmemesi demek film yönetmeni Aleksey Georgiyeviç Sokolov’un tabiriyle “bir metropolde yaşayıp otomobili bilmemesi” demektir. Kameraman, çektiği olayın tek tek nasıl karelere bölüneceğini,hangi tür çekim gerektiğini tecrübeler sonucu öğrenir. Önemli olan bu tecrübe süresini mümkün olduğu kadar kısa tutabilmesidir.  Kameraman kurgucuya seçme hakkı tanımalıdır. Kurgucu yalnız kendisine getirilen görüntüler arasından seçme yapabilir. Unutmayın;farklılık ayrıntılardadır.
Bir kurgucu şunları yapamaz:

-Dekorun renklerini değiştiremez,  -Kamera açılarını değiştiremez,  -Kamera hareketlerini hızlandıramaz veya yavaşlatamaz,  -Sabit sahnelere hareket katamaz,  -Yetersiz bakış boşluğunu düzeltemez,  -Aydınlatmayı değiştiremez,  -Detay çekim olmadan sıçramaları engelleyemez,  -Ses bozukluğunu gideremez,  -Filtreyi yanlış kullanmanızdan dolayı mavi veya sarı görüntüyü düzeltemez.
Kurgu mu montaj mı?

Ortada ham bir görüntü veya film varsa, bunlarda belli bir anlama göre izleyiciye sunulmak için sahneler ve planlar yerli yerince yerleştirilecekse bunun adının kurgu, montaj ya da başka bir şey olmasının bir anlamı yoktur. Önemli olan planların uygun şekilde ardı ardına yerleştirilmesidir.Bu tür kelimelere ütopik anlamlar yükleyerek işi çıkmaza sokmanın da bir anlamı yoktur. Mesleğe yeni başlayan birisi için bu tür felsefi tartışmalar değil, işin mantığını ve tekniğini öğrenmek önemlidir.

Kurgu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
Programın başlangıcında ya da her yeni sahnede izleyiciye mekanı ve çevreyi tanıtmak için genel çekim kullanılmalıdır. Bir yakın çekimden genel çekime ya da genel çekimden yakın çekime kesme yapılmamalıdır.
-Ayrıca kamera haraketi olan bölümlerde kesme ve bağlama yapılmaz. Kamera hareketinin bittikten sonra kesme yapmalıdır. Her iki kamerada aynı yönde ve eşit hızda çevrinme yapmıyorsa, bir hareketli kameradan ötekine kesme yapmamalıdır. Hareketli bir kameradan hareketsiz bir kameraya veya tersi bir durumda kesme yapılmamalıdır. Sabit bir kameradan hareketli olanına kesme yapılmamalıdır.

Kurgu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
  -Kurgu sırasında müzik hiç bir zaman cümlenin ortasında kesilmemelidir. Görüntüde konuşmacı varsa ve kesme yapılacaksa kelimenin bitmesi beklenmelidir. -Kurgu da karelerin geçişi için kullanılan genel yöntem kesme(cut) ile yapılan geçiştir. Kesme; bir görüntüden başka bir görüntüye en basit en hızlı geçişi ifade eder.
Kurgu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:

Kesme ile geçiş bir nevi insan gözünün algılama özelliğine benzetilebilir. Göz, belli bir alana bakarken bakışını başka bir alana çevirdiğinde, uzaktaki görüntüye geçerken aradaki alanı tarayarak geçmez. Yani pan yapmaz, kesme ile geçer. Televizyon haberlerinde zamanın çok değerli olması ve olması gerekenin verilmesi gerektiği için kurguda efektlere başvurulmaz. Cut geçişler kullanılır. "Hangi koşullar altında bulunulursa bulunulsun, aşağı yukarı aynı görüntüyü veren kameralar arasında kesme yapmaktan kaçınılmalıdır. p>-Kulağın neler olup bittiğini algılaması gözden daha uzun sürdüğünden kurgu da ses önce girebilir ki bir sonraki sahnede izleyiciyi sahneye hazırlasın.

Kurgu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
Örneğin: ambulans sireninin araç kameraya yaklaşmadan çok önce başlaması gibi. Böylece ilgide arttırılmış olunur. -Plan değişiklikleri izleyicide şaşkınlığına yol açabilir. Örneğin: genel çekimde konuşanın sağında yer alan bir lamba yakın çekime geçildiğinde konuşanın solunda yer alıyorsa izleyenin algısını bozabilir. - İkili çekimden gene başka açıdan çekilmiş ikili bir çekime geçmek faydalı olmaz. -Topluluk karşısında yapılan konuşmalarda ekranda uzun süre konuşan kişi lgi çekmez. Aralara konuşmayı dinleyen kişilerin detayları yerleştirilmelidir.

Kurgu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
Küçük ekrana sahip televizyonda karşılıklı konuşma sahnelerinde, dinleyenin yüzündeki tepkiyi yakın çekimde göstermek gerekir. Bu genelde ihmal edilir ve devamlı konuşan kişi gösterilir.
-Kişilerin bakış yönüne dikkat edin. Aks sıçramalarına yol açacak şekilde karşılıklı konuşan kişileri birleştirmeyin. Bir karede sağa doğru bakan kişi varsa diğer karede onu dinleyen kişi sola baksın. Gene sola doğru koşan kişiyi başka bir karede sağa doğru koşarken göstermeyin.
Kameramanın veya yönetmenin bir hata yapıp aks çizgisine dikkat etmemesi kurgucunun da aynı hatayı devam ettireceği anlamına gelmez. -Kamera çekimlerini daha dikkatli incelemek isterseniz televizyonun sesini kapatın ve sadece görüntüye odaklaşın. Böylece kamera açılarını, hareketleri, aydınlatmayı ve kurguyu daha rahat gözlemleyebilirsiniz.

Kurgu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
-Heyecan arttıkça çekimlerin süresinin de kısalması gerekir. Ekrandaki görüntünün yavaş yavaş değişmesi yerine aniden değişmesi çok daha etkilidir, kesme ile geçişin gücü de buradan gelir. Kurgu sistemi nasıl olursa olsun elektronik kurguda; kurgu iki şekilde yapılır:

Assemble kurgu: Bu kurgu türünde görüntüler video banda arka arkaya normal ya da efektli eklenerek kurgu yapılır. Banda görüntü eklendikçe yeni time-code izi kaydedilir.
Kurgu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:

Insert kurgu: Bu kurgu da var olan görüntülerin arasındaki boşluklara yeni görüntüler eklenir veya kurgulanan bir görüntüde, görüntünün bazı bölümleri değiştirilmek istenirse insert (araya yerleştirme) kurgu yapılır. Burada daha önceden kayıtlı time-code sinyali olduğu için yeni bir time-code sinyali kaydedilmez.
Film kurgusu basittir. Burada banyo işleminden sonra kareler görünür ve karenin bitiminden kesilerek kurgu yapılabilir. Elektronik kurguda ise zorunlu olarak kurguya ilk kareden başlanarak yapılır ve ileriye doğru kurgulanarak gidilir. Buna “linear kurgu” denir.

NLE (Non Linear Edit)-Bilgisayarlı Kurgu
NLE kurgu için iyi bir bilgisayar(büyük depolama alanına sahip hard disk, güçlü işlemci, iyi bir RAM hafıza) ,bir montaj programı
(Adobe Premiere, Avid,Pinnacle,Edius vb) ve yakalama (capture) kartına ihtiyaç vardır.Çekilen görüntüler capture kart ile bilgisayarın harddiskine atılır.Aktarılan görüntünün kapasitesi harddiskin kapasitesine ve aktarılan görüntünün kalitesi de sıkıştırma oranına (Mpeg-1,Mpeg-2 vb) göre değişir.En iyi kalite aktarım için

AVI seçeneğini işaretleyebilirsiniz.Ama bilgisayar işlemcinizin ve harddiskinizin güçlü olması gerekir.

NLE (Non Linear Edit)-Bilgisayarlı Kurgu
Görüntülerimizi bilgisayarın harddiskine iki türlü kaydedebiliriz. Eğer analog çıkışlı bir kameramız varsa (Betacam SP gibi) bunun için video capture kart kullanmak gerekir. Elde edilen görüntünün kalitesi karta göre değişir. Profesyonel capture kartları kullanmak yararlıdır. Genelde TV kartlarındaki görüntü aktarım işi
düşük kalitelidir.

NLE (Non Linear Edit)-Bilgisayarlı Kurgu
İkinci yöntem ise IEEE-1394 (Apple firewire, Sony ise İ-Link diyor) kartı kullanmaktır. Bu fiş 4 pinlidir.Artık günümüzde bir çok digital kamerada (DV,DVCAM,DVCPRO,Betacam SX vb) firewire veya
İ-Link çıkışı vardır.Görüntüler kamera çıkışından kaliteli olarak bu kart sayesinde bilgisayara aktarılabilir.Burada önemli olan IEEE 1394 kartınının veri aktarım hızıdır.800 Mbps olanları şu an itibarı ile piyasada mevcuttur.

NLE (Non Linear Edit)- Bilgisayarlı Kurgu
Profesyonel kameralarda kullanılan başka bir bağlantı daha vardır. Bu da SDI (Serial Digital Interface) olarak adlandırılır. Her profesyonel kamerada bulunmaz.  Bilgisayar ortamına taşınan görüntüler senaryodaki montaj sırasına göre dizilir. Yazılım programları aracılığı ile linear sistemlerde çok sayıda cihazla yapılan işlemler efektler, yazı bindirmeler, geçmeler, görüntü üzerindeki her türlü işlemler, bilgisayar ortamında üstelik yayın kalitesinde çok daha hızlı, çok daha pratik, kaset sorununu ortadan kaldırarak çok daha ucuza yapılabilir. Hard diske aktarılan görüntü kurgu işlemiyle sıralanıp, kayda verildiğinde, ne bir drop, ne de bir bozulma söz konusu olmaz. Analog bir kurgu Sistemi için en az iki VTR onlarca kablo ve yardımcı cihazlara ihtiyaç duyulurken digital sistem de iyi bir bilgisayar yeterlidir. .

NLE (Non Linear Edit)- Bilgisayarlı Kurgu
NLE kurguda görüntüye gene in ve out noktaları verilir ve kesilen bu görüntüler ‘Timeline” penceresine mousla sürüklenerek bırakılır. Ses içinde aynı yöntem geçerlidir.  Arka arkaya eklenen bu görüntüler üzerinde istenen yerlere efektler konulabilir.
Daha sonra bu export (render) işlemine geçilir. İstenen kaliteye göre bu render süresi değişecektir. Yüksek kalitedeki görüntü uzun render zamanına ihtiyaç duyarken düşük kalite (örneğin: VCD kalitesi) görüntü için daha kısa render zamanı gereklidir.

NLE (Non Linear Edit)- Bilgisayarlı Kurgu
NLE kurguda rastgele erisim vardır.(random access).ileri geri kaset sarma görüntü arama derdi yoktur. Linear kurgu sisteminde ise 5.sahneyi kurgulayabilmek için 1,2,3 ve 4.sahnelerin kurgulanmış olması gerekir.
NLE sistemde rastgele erişimden dolayı kurgu istenen sahneden başlayabilir.Bu yüzden non linear sistem denir.

NLE (Non Linear Edit)- Bilgisayarlı Kurgu
6 kolay adımda NLE kurgu yapabilmek için;  1-Kamerayı firewire port kullanarak bilgisayara bağlayın.  2-Kurgu yazılımını seçin ve capture yapın.  3-Aktardığınız görüntülerin gerekli yerlerine in ve out noktaları vererek bu kesilmiş parçaları timeline kısmına mausle sürükleyerek bırakın.  4-Mausle sürüklerken cliplerin arasında boşluk kalmasın.  5-Keserek arka arkaya eklediğiniz parçaların (clip) arasına geçiş efektleri ve istenirse müzik ekleyin.  6-Görüntüleri birleştirip en son halini vermek için render işlemini yapın.

NLE kurgunun avantajları:
-Sınırsız kopyalama imkanı. İlk kopya ile son kopya arasındaki kalite aynıdır.  -Analog sistemde görüntünün bulunması bandların ileri geri ile sarılması -bu da video kafanın ömrünün azalması demektir- ile yapılırken NLE kurguda görüntünün bulunması dosya isminin üzerine fare imlecinin tıklanması şeklinde olur ki bu zamandan kazanma demektir.  -Kurguda istenmeyen bölümlerin değiştirilmesi analog sisteme göre daha kolay ve daha hızlıdır.  -Analog sistemde player, recorder, efekt cihazı, yazı bindirme,ses ve görüntü mikseri için ayrı ayrı cihazlar gerekli iken NLE kurguda bunların hepsi bilgisayar üzerindeki yazılım ile gerçekleştirilebilir.

NLE kurgunun avantajları:
Kurgu Programları
- Daha öncede belirttiğimiz gibi; profesyonel görüntü kurgusu, özel efektler, TV jeneriği hazırlama gibi dijital tabanlı çalışmalar geçmişte onbinlerce doları bulan ayrı ayrı cihazlar tarafından yapılabilirken, son yıllarda bilgisayar teknolojisinin gelişip ucuzlaması sayesinde artık masaüstü veya dizüstü bilgisayarlar sayesinde, çok daha ucuza, rahat ve pratik bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir.
Bir kurgu sisteminde önemli olan güvenilir olmasının yanında basit ve pratik işlevli olmasıdır. Artık günümüz profesyonel kurgu yazılımları da bu ihtiyacı karşılayacak niteliktedir. Kamera üzerine konmuş veya kurgu programında var diye bütün efektleri kullanmanız gerekmez. Çünkü bir kısa film yapmayı düşünüyorsanız bir çok geçiş kesme (cut) olacaktır. Eğer çocuğunuzun doğum günü, bir arkadaşınızın düğünü türünden hatıraları çekecekseniz gene bütün efektleri kullanmanız gerekmez.

Kurgu Programları
Bu işe yeni başlayacaksanız size önerilen programlar:  -Ulead VideoStudio  -Pinnacle Studio Plus -Adobe Premiere Elements  -Roxio VideoWave Professional -Muvee Auto Producer -WinDVD Creator -Video Explosion Deluxe  -Windows Movie Maker  Profesyonel kurgu yazılımlarına örnek verecek olursak;  -Canopus-Edius -Apple Corp. - Final Cut Pro  -Adobe Systems - Premiere Pro  -Avid Technology - Xpress DV, Xpress Pro  -Avid - Liquid  -Sony - Vegas / Vegas+DVD Production Suite -Ulead Systems -

MediaStudio Pro
Bütün video kurgu yazılımlarının temeli aynı esaslara dayanır, kullanımları ve özellikleri hemen hemen benzerdir ve aşağıdaki esasları temel olarak yapar:  -Klipleri kesip yapıştırabilme,  -Ayrı ses işleri: arka fon müziği, alt fon müziği, seslendirme sesi eklemek gibi,  -Title: Ekranda alt yazı veya bilgilendirme yazıları,  -Videonun karartılıp açılabilmesi (fade in ve fade out),  -Görüntü üzerine efekt uygulanabilmesi,  -Görüntü üzerine grafik, resim, logo bindirilebilmesi,

                                                                                                                                         Alıntıdır...

31 Ekim 2011 Pazartesi

Film Kurgusu ve çeşitleri




 Derleme Kurgu:  Farklı planların bağımsız olarak, devamlılık kuralına uyulması gerekmeden bağlanması ve öykünün anlatılabilmesi derleme kurgu ile gerçekleşir. Temel olarak belgeseller bu biçimde bağlanır. Derleme kurguda amaç, öyküyü belli bir mantık çerçevesinde anlatabilmektir. Planların birbirlerinin kesintisiz devamı olarak görülmeleri gerekmemektedir. Hareket sürekliliği de o kadar önemli değildir. Kimi video klipler ve deneysel filmler de bu yöntem ile kurgulanabilir.

Kesintisiz Kurgu: Bu kurgu yöntemi daha çok kurmaca sinema yapıtları için kullanılır. Farklı ölçeklerde çekilmiş ve sahneleri oluşturan planlar bu kurgu yöntemi aracılığı ile ardı ardına bağlanır ve birbirlerini izleyen saniyelermiş gibi görünürler. Bu biçimde seyirci filmi olaydan kopmadan, her görüntü birbirinin ardı sıra çekilmiş gibi algılamaktadır. Burada ışığa, hareketin devamlılığına, oyuncuların giysi ve tutarlılıklarına dikkat etmek gerekmektedir. Planlar arası geçişlerde oyuncu hareketleri, bakış açıları çok önemlidir. Aksi durumda devamlılık sağlanamaz. Kesintisiz kurguda planları ardı ardına değil bir hareket bütünü olarak algılamak gerekmektedir.

Almaşık Kurgu ( Cross Cutting): Zamansal gelişimi vurgulayabilmek için yapılan bir kurgu çeşitidir. Birbiriyle  bağlantılı çekim  parçaları art arda kurgulanarak çeşitli olguların parçaları iç içe geçer.

Anlıksal Kurgu ( Intellectuel Montage): "S.Eisenstein'ın ileri sürdüğü kurgu çeşitlerinden biri. Anlıksal çeşitten seslerin ve üsttitremlerin, kendilerine uygun düşen anlıksal duygulanmaların birbiriyle çatışacak biçimde yan yana getirilmesine dayanır. Eisenstein, bu kurgu aracılığıyla sinemada en soyut düşünceleri bile izleyiciye sunabilmeyi erekliyordu. Böylelikle sinema tıpkı dil gibi tüm soyut kavramları aktarabilecekti"

Bağlantılı Kurgu ( Relational Editing): Çekimleri arasında çağrışım oluşturacak biçimde düzenleyerek gerçekleştirilen kurgu.

Benzetmeli Kurgu ( Editing by Analogy): İki çekimin ortaya koyduğu kavramlar arasındaki herhangi bir andırıştan yararlanarak bir düşünceyi, daha iyi anlatmayı sağlayan kurgu.

Bireşimci Kurcu ( Synthetic Editing): Uzun çekimlerden oluşan kurgu.

Çözümleyici Kurgu ( Analythic Editing): Sahnenin çok kısa çekimlere bölünmesi.

Devingen Kurgu ( Dynamic Cutting): Giderek hızlanan, ritmi artan kurgu.

Durgun Kurgu ( Static Cutting): Gittikçe yavaşlayan, ritmi düşen kurgu.

Elektronik Kurgu ( Electronic Editing): Video veya sayısal ortamda yapılan kurgu.

Girişik Kurgu ( Non-Linear Editing): Videoda, değişmesi gereken kurgulanmış bir bölümü, diğer kurgulanmış bölümlere zarar vermeden değiştirilebilen kurgu yöntemi.

Görsel-İşitsel Kurgu ( Audio-Visual Montage): Ses ile görüntü arasında olması gereken eşlemeden ayrı olarak örgensel (çok sesli kurgu) bir bağın da gerçekleşmesi gerektiğini savunan S.Eisenstein'in kurgu yöntemlerinden biridir.

Hızlı Kurgu ( Fast Cutting): Çok kısa çekimlerin birbirini izlemesinden oluşan kurgudur.

Yavaş Kurgu ( Slow Cutting): Çok uzun çekimlerin birbirini izlemesinden oluşan kurgudur.

    Ayrıca İç Kurgu, Karşılaştırmalı Kurgu, Koşut Kurgu, Ölçümlü Kurgu, Tartımlı Kurgu, Titremsel Kurgu, Üsttitremsel Kurgu, Yinelemeli Kurgu gibi kavramlar da video ve film kurgusunda kullanılan çeşitli yöntemlerdendir.

Kurgu Nasıl Yapılır ?


    Kurguyu öğrenmek isteyen ve kurguya başlayacak kişiler, sinema filmlerini, televizyon dizilerini, reklam filmlerini ya da klipleri seyirci gözüyle izlemekten kurtulmalıdır. İzleyicinin rahat koltuğundan kalkıp çekilmiş yapıtları derinlemesine inceleyip bir başka değişle mutfağına geçmesi, onları bir bütün olarak değil de, oluşturulan parçalarıyla birlikte ayrı ayrı algılayabilmesi gerekmektedir. Bir filmi tasarlamak, çekebilmek ya da kurgulamak için filmi oluşturan ögelerin iyice tanınması ve kavranması söz konusudur. Çekilen bir yapıtı oluşturan üç temel öge bulunmaktadır : Plan, Sahne, Sekans.

    Plan: Film çekimlerimlerinde kameranın kayda başlaması ve kayıttan çıkışı arasında kaydettiği bölümdür. Başka deyişle kameranın kayıt tuşuna basıldığı ilk andan, kayıttan çıkmak için aynı tuşa basıldığı ana değin objektifin önündeki hareketli ya da durağan nesnelerin kaydıdır. Planları ayıran tek özellik, kameranın kesme yapması yani başlayıp bitmesidir. Planlar, çekildikleri kameranın açısına, çekildikleri kameranın hareketine ve çekimin ölçeğine göre adlandırılırlar. Örneğin " kısa plan ve hızlı kurgu sinemanın daha ilk dönemlerinde, Eisenstein'da, Vertov'da ve benzerlerinde yaratıcı ve filmin anlam dağarcığını genişletici bir üslupla kullanılmıştır."
   
Sahne: Filmlerde ya da çekilmiş diğer yapıtlarda mekan ve zaman bütünlüğü olan bölümlerdir. Temel noktası zamanın ya da mekanın hiçbir zaman değişmemesidir. Senaryonun ve filmin sahnelere bölünmesinin en temel amacı, sözkonusu yapıtların çekiminde ve özellikle kurgularında kolaylık sağlamaktır. Aynı mekanda geçen sahneler film çekimlerinde birbiri ardına birlikte çekilirler. Yapılacak işi programlarken hazırlanacak sahnenin mekanına ya da zamanına dikkat edilir. Sahnenin değişmesi demek, mekanın ya da zamanın değişmiş olması demektir. Bir başka deyişle sahneler, birbirleri ardına eklenmiş planlardan oluşmaktadırlar ve olaylar aynı mekan içinde aynı zaman diliminde geçmektedir. Oyuncuların giysileri bile değişmemektedir.
 
 Senaryoda sırasıyla sahne numarası, çekileceği mekan, iç ya da dış mekan oluşu ve gece ya da gündüz oluşu bir başka deyişle sahnenin zamanı yer alır. Örneğin Haydarpaşa limanında bir çekim yapılırken :

1. Haydarpaşa Limanı Tır Parkı                                                                                Dış/Gece
Sahne Numarası: 1- Mekan: Haydarpaşa Limanı Tır Parkı - Çekim Alanı: Dış Çekim - Zaman: Gece.

2. Liman Binası                                                                                                          İç/Gece
Mekan değiştiği için sahne atlar. 2. sahneye geçilir.

3. Liman Binası                                                                                                            İç/Gün
Zaman değiştiği için sahne atlar. 3. sahneye geçilir.

     Sekans: Filmin kendi içerisinde anlam bütünlüğü olan bölümlerine verilan addır. Sekanslar kendi içlerinde anlattıkları bir konuyu alıp bitirirler. Sekanslar filmin içerisinden çıkartılıp kendi başlarına izlenseler de anlamlı, kopukluk yaratmayan bölümlerdir. Bir film, giriş sekansı, final sekansı, gibi bölümlerden oluşur. Örneğin polisiye filmlerde takip sekansları vardır. Her sekansın başlama, gelişme ve bitiş noktaları bulunur. Her sekans kendi içinde bir dramatik yapı içermektedir.
   
Bir sekans tek bir sahneden oluşabileceği gibi bir çok sahnedende oluşabilir. Aynı biçimde sekans tek bir plandan da oluşabilir. bir çok plandan da... Tek bir planda başlayığ biten sekanslara Plan Sekans denir. Film içerisinde sekansları ayırmanın yolu, anlam bütünlüğü olan bölümleri birbirinden ayırmaktır. Sekansın ayırıcı yanı anlam bütünlüğüdür.
   
Kameranın birbiri ardına kaydettiği görüntüler, planlar, filmin sonunda oldukça fazla sayıda ve dağınık olarak karşımıza çıkar. Tek bir planın 6 kez yinelendiği varsıylırsa, 90 dakikalık bir film için 540 dakikalık film harcanmaktadır. Birbirleriyle pek de ilgili olmayan bu film parçaları ancak nitelikli bir kurgudan sonra anlamlı bir bütüne dönüşür. Çeşitli çekimler kurgu sonucu kendi içinde anlamlı bir filme dönüşür.
   
Oyuncu hataları, devamlılık hataları, teknik sorunlar ya da ışığın tutarsızlığı sonucu aynı planlar bir çok kez yinelenebilir. Bunun sonucu elde edilen fazlalıklar ancak kurgu aracılığıyla ayıklanabilmektedir.
 
 Çekimlerde planlar öykünün giriş-gelişme-sonucuna göre değil, zaman ve mekan açısından ortak planların sırasıyla çekilmesiyle gerçekleştirilmektedir. Bir başka deyişle çekimler öykünün akışıyla bire bir örtüşmemektedir. Söz gelimi ayrı ayrı günlerde yapılmış çekimler filmin içinde aynı gün içerisinde çekilmiş ve birbirini izlermiş gibi kurgulanmaktadır. Bu biçimde öyküye göre gerçekte olamayan bir zamanı yaratma işlemine Sinemasal Zaman denir. Örneğin sokak çocuklarıyla ilgili bir belgesel, bir çok cocuğun, farklı kış aylarında görüntülenmesi sonucu tek bir kış ayında geçiyormuş gibi kurgulanarak yaratılabilmektedir.
 
 Örneğin filmin yönetmeni senaryoda geçen hastane sekansını çekeceği hastaneyi şöyle tasarlamaktadır: Yüksek tavanlı, uzun koridoru olan, odaları geniş ve boğaz manzaralı, bahçesi geniş ve ağaçlık. Her mekanı çekilecek sahneler olarak düşünün. Böyle bir hastane bulmak olası değildir. Böyle durumlarda yönetmen planladığı her sahneyi farklı bir yerde çekerek ( Bir hastanede koridor çekimlerini yapıp, oda çekimlerini boğaza bakan bir otelin odasını hastane odası olarak düzenledikten sonra orada bitirip, bahçe olarak geniş bir parkı kullandıktan sonra) ve kurguda ışık ve oyuncu devamlılığına dikkat ederek, tek bir hastanede geçiyormuş gibi kurgulayabilir. Böylece film gerçekte olmayan, uzun koridorlu, odaları boğaza bakan geniş yeşillikli bir bahçeye sahip yeni bir haste yaratmıştır. Sinemasal Mekan yaratımı biçiminde adlandırılan da budur.
 
 Kurgucunun görevi eldeki malzemeden olabildiğince en iyi sonucu elde etmektir. İşini iyi bilen bir kurgucu elindeki hatalarla dolu filmleri çeşitli yöntemlerle en az hatalı düzeye indirir ve filmi baştan yaratır. Kurgunun en önemli işlevi sinemada anlam yaratabilmesidir. Bu anlam ise doğru cümleyi, doğru sözcüklerle aktararak geçekleşmektedir. “ Kurgu, konunun gelişmesinde bir kısa devre yaratmamıza yardım eder. Kurguyla yaratılan mozaik, konumuzun işleyişini güçlendirir; kahramanımızı çevresine oturtur., insanı nasıl çevresini ve çevrenin nasıl insanı değiştirdiğini gösterir. Kurgu hareket durumundaki gerçek güçleri, ulusların ekonomik ve toplumsal hayatını göstermelidir.”

Not: “Video ve Film Kurgusuna Giriş” adlı eserden alıntıdır.