film festivali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film festivali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2016 Salı

Los Angeles Türk Film Festivali'nin Finalistleri Belli Oldu

Los Angeles Türk Film Festivali'nin kısa film yarışmasının 10 finalisti belirlendi.

Los Angeles Türk Film Festivali'nin Finalistleri Belli Oldu


Los Angeles Türk Film Festivali'nin kısa film yarışmasının adayları belli oldu.

Festivalin Genel Koordinatörü Mehmet Güngören tarafından yapılan açıklamaya göre, yarışmanın 10 finalisti, ünlü film eleştirmeni ve LACMA Film Independent serisi küratörü Elvis Mitchell tarafından belirlendi.

Yarışmaya başvuran 312 film arasından seçilen filmler, Hollywood'un tarihi sineması Egyptian Theater'da sanatseverlerle buluşacak.

Festivalde, Buğra Uğur Sofu "Durak", Cüneyt Karakuş "Suret", Emre Kayış "Çevirmen", Gökalp Gönen "Altın Vuruş", Gülistan Acet "Güneh", Hakan Hücum "Büst", Memed Aksoy "Panfilo", Miraç Atabey "Noga", Onur Yiğit "Yuva", Zeynep Koçak ise "Tik Tak" filmleriyle yarışacak.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek festival, 9-13 Mart arasında gerçekleştirilecek.

Festival, kısa film yarışması dışında, film gösterimleri ve söyleşilerle Türk sinemasını Amerika'da tanıtmayı amaçlıyor.

Geçtiğimiz yıllarda Derviş Zaim, Semih Kaplanoğlu ve Reha Erdem'in başkanlığını yaptığı jüride bu sene yer alacak olan isimler şubat ayında açıklanacak.

kaynak : haberler.com

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Bu yıl 22 – 25 Ekim tarihleri arasında ikincisi düzenlenecek olan BIFED: Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’ne film başvuruları başladı.

Temasını ekoloji üzerine kuran Festival’e de başkanlık yapan Bozcaada Belediye Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz, “Yerel ve küçük kavramlarının Bozcaada için çok önemli olduğunu” belirterek “Küçük ve güzel adamızı temiz, yaşanılır ve adil bir yapı içinde tutma çabamızın bir unsuru olarak başlattığımız festivalimize 2015 yılı için başvuruların başladığını” açıkladı.

Fotoğraf Sergileri, atölyeler ve üzüm üzerine bir panelle desteklenecek olan festivalin ödülleri geçen yıl olduğu gibi bu yıl da üç ayrı ödül olarak verilecek. Festivalin yarışmalı bölümünün teması insan, doğa ve yaşam. Bozcaada Belediye Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz “Fethi Kayaalp Büyük Ödülü’nü 7.000 TL,  2.lik Ödülünü 5.000 TL, 3.lük
Ödülünü ise 3.000 TL olarak belirlediklerini” söyleyerek ekledi: “Ülkemizde ekoloji konusunda ciddi ve bağımsız bir platform yaratılmasına öncülük etmek ve bu çalışmaları ödüllendirmek, yerel ve evrensel ekolojik sorunlar ve bu sorunların çözümleri üzerine ciddi ve kalıcı bir tartışma ve iletişim ortamı oluşturmak amacıyla
başlattığımız Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BİFED) düzenlendiğimiz ilk yılda 170 film başvurusu ile büyük ilgi gördü. 33 ülkeden başvuru yapan bu filmler arasında daha önce IDFA,
Berlinale, Marsilya FF, Vienale, St Petersburg, Sundance gibi dünyanın birçok önemli festivallerinde finale kalan veya ödül alan filmler olduğu adamızda 2500 İzleyici takip etti. Bu yıl bu sayının daha da artacağını düşünüyorum.22 – 25 Ekim 2015 tarihinde düzenlenecek olan festivalde sizleri ve filmlerinizi konuk etmek bizi
onurlandıracaktır.”

Başvurular 30 Haziran 2015 tarihine kadar yapılabilecek,

Festival Yönetmenliğini Petra Holzer’in üstlendiği “BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’ne” başvurular için son tarih 30 Haziran 2015 “Festivalin ilk yılında gördüğü içten ve büyük ilginin
mutluluğuyla ikinci yıla hazırlanmaya başladıklarını” belirten Petra Holzer: “Festival ilk yıl olduğu gibi “ekoloji” kelimesini insanın, sorunların ve çözümlerin olduğu tüm coğrafyalarda kavramlaştırıyor; iş cinayetlerinden, hayvan haklarına, güvenli gıdadan kitle turizminin yıkımlarına, kentsel dönüşüme kadar en geniş anlamda belgesel
formundaki tüm yapıtlara açık” olduğunu da ekledi. 2011 yılından sonra yapılan belgesellerin başvurabileceği festivalde süre sınırlaması yok.

Festival başvuruları “BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel
Festivali” resmi sitesi www.bifed.org’den yapılabilir.

kaynak : banubozdemir.com

9 Nisan 2014 Çarşamba

Ankara Engelsiz Filmler Festivali başlıyor

Festival, 20 - 25 Mayıs 2014 tarihleri arasında düzenlenecek.

"Bir arada film izlemek mümkün" sloganıyla yola çıkan ve tamamı görme, işitme ve ortopedik engellilerin erişimine uygun bir altyapıda hazırlanan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, 20 - 25 Mayıs 2014 tarihleri arasında ikinci kez gerçekleştiriliyor.

Puruli Kültür Sanat tarafından organize edilen ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde gerçekleştirilen Ankara Engelsiz Filmler Festivali'nde engeli olan ya da olmayan tüm sinemaseverler bir arada film izleyebiliyor, film ekipleriyle yapılan söyleşileri takip edebiliyor ve atölye çalışmalarına katılabiliyorlar.

Festival’deki tüm filmler sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı eşliğinde gösteriliyor. Engeli olmayan seyirciler ise Festival stantlarından edindikleri kulaklıklarla filmleri takip edebiliyorlar.

Festivalde yönetmen ve film ekipleriyle yapılan söyleşiler de işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleşiyor. Festivaldeki tüm gösterim ve etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleşiyor. Türkiye ve dünya sinemasının son dönem örneklerinin görme ve işitme engelli sinemaseverlerin erişimine uygun altyapıda gösterildiği Türkiye'deki ilk film festivali olan Ankara Engelsiz Filmler Festivali kapsamında gerçekleştirilen Engelsiz Yarışma da yine engelli sinemaseverlerin Türkiye'de takip edebildikleri ilk film yarışması oldu.

kaynak: mynet.com

2 Nisan 2014 Çarşamba

İstanbul Film Festivali cebinizde

Sinemaseverler 33. İstanbul Film Festivali’ni İKSV Mobil uygulaması ile her an takip edebilecek.

Akbank’ın onuncu kez desteklediği İstanbul Film Festivali’nin 33’üncüsü, 5-20 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek. Programındaki filmlerin niteliği ve çeşitliliğinin yanı sıra izleyici sayısıyla da önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali, 4 Nisan Cuma akşam, NTV’den canlı yayımlanacak açılış töreniyle başlayacak. 33. İstanbul Film Festivali Açılış Töreni’nin hemen ardından Stephen Frears’in, festival kapsamında “Akbank Galaları”nda izlenebilecek son filmi Philomena / Umudun Peşinde, açılış filmi olarak gösterilecek.

Sinemaseverler bu yıl festival programına, festivalin resmi web sitesi film.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabilecek. Vodafone Red’in katkılarıyla geliştirilen İKSV Mobil uygulaması AppStore ve Google Play’den ücretsiz olarak indirilebilecek.

İstanbul Film Festivali ve İKSV’nin bütün etkinlikleri hakkında son haberlerin takip edilebileceği, festivalle ilgili videoların kolayca izlenebileceği, kişiye özel çizelgeler ve hatırlatmaların oluşturulabileceği İKSV Mobil, kullanıcılarına çeşitli dönemlerde gönderilecek bildirim mesajlarıyla, kampanyalardan yararlanma şansını da verecek. Tüm festival ve etkinliklerin fotoğraf ve videolarının bulunduğu zengin bir arşive ulaşılabilecek mobil uygulamada kullanıcılar, "Program" ve "Çizelge" fonksiyonlarını cep telefonlarından ve tabletlerinden rahatça kullanarak, programlarını organize edebilme imkanı elde edecek. İKSV Mobil sayesinde beğenilen etkinlikler, "Benim Takvimim" alanına eklenerek Facebook ve Twitter gibi sosyal medya sayfalarında paylaşılabilecek ve e-posta yoluyla istenilen kişiye yollanabilecek. Tercih edenler seçtikleri etkinlikleri aynı şekilde cihazlarının kişisel ajandalarına da ekleyebilecek ve hatırlatma yoluyla, bu etkinlikleri kaçırma riskini önleyebilecek.

İKSV Mobil uygulamasına ek olarak festivaldeki filmlerin bilgileri, festivalin çizelgesi, etkinlikleri ve tüm detaylarını içeren festival kitapçığı da festival sinemalarından 5 TL üzerinden temin edilebilir.

Festivalle ilgili gelişmeler, festivalde yarışacak filmlerin yönetmenleriyle röportajlar ve daha birçok güncel bilgi ise, festivalin Facebook ve Twitter sayfalarına ek olarak istfilmfest.tumblr.com adresindeki festival blogundan takip edilebilecek.

Festival sinemaları, seansları, biletleri, indirimleri

Bu yıl da programındaki filmlerin niteliği ve çeşitliliğiyle öne çıkan İstanbul Film Festivali, sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 230’u aşkın filmin yanı sıra usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları, sunumlar ve sinema dersleriyle dolu iki hafta sunacak. Son bir yılın nitelikli yapımlarından sinemanın unutulmaz klasiklerine, usta yönetmenlerin başyapıtlarından 2014 başında gerçekleştirilen Sundance ve Berlin film festivallerinde prömiyerleri yapılan yepyeni eserlere, belgesellerden çocuk filmlerine uzanan bir yelpazedeki programı takip etme imkanı sunan festivalde; Türkiye’de sinemanın 100. yılı için özel olarak hazırlanan “Bu İkiliye Dikkat”, “Polonya Deneysel Canlandırma Sineması”, Fransa’da bağımsız sinemanın çehresini değiştiren yapımcı, yönetmen, dağıtımcı Marin Karmitz adına “MK2–40. Yıl” gibi 2014 yılına özel bölümler de izleyicilerle buluşacak.

Festivalin gösterimleri ise Beyoğlu’nda Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı City Life (City’s), Ortaköy’de Feriye ve Kadıköy’de Rexx olmak üzere 5 sinema ile İstanbul Modern ve Pera müzelerinin salonlarında yapılacak. Seanslar geçen yıllarda olduğu gibi 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30. Festivalin büyük ilgi gören “Geceyarısı Çılgınlığı” bölümü bu yıl da devam ediyor. Festival süresince her cuma ve cumartesi gecesi 24.00 seansında bir film izleyicilere sunulacak.

Festival biletleri, Biletix satış kanalları ile Atlas ve Rexx sinemalarındaki ana gişelerden temin edilebilir. Biletler festival boyunca tüm festival sinemalarından da alınabilecek. Bilet fiyatları tam 16 TL, öğrenci ile 65 yaş ve üstü sinemaseverler için ise 21.30 seansları ve Akbank Galaları’nın ilk gösterimleri haricinde 11 TL olacak. Akbank Galaları bölümündeki filmlerin Atlas Sineması’nda yapılacak olan ilk gösterimlerinin bilet fiyatları 20 TL olacak. Hafta içi gündüz seanslarındaki indirimli bilet uygulaması bu yıl da devam edecek. İstanbul Modern ve Pera müzelerinin salonlarındaki gösterimlerin tümü, diğer salonlardaki gösterimlerin ise hafta içi 11.00, 13.30 ve 16.00 seansları yalnızca 6 TL olacak.

Lale üyeleri biletlerini %25’e varan özel indirimlerle temin edebilecek. Festival Sponsoru Akbank’ın Axess Kart sahipleri de, festival boyunca hafta içi gündüz seansları haricinde satın alacakları biletlerde %20 özel indirimden yararlanabilecek.

İstanbul Film Festivali hakkında ayrıntılı bilgi için:
film.iksv.org
istfilmfest.tumblr.com

İstanbul Film Festivali’ni sosyal medyada takip etmek için: 
facebook.com/istanbulfilmfestivali
twitter.com/istfilmfest
#istfilmfest14

kaynak: mynet.com

29 Mart 2014 Cumartesi

13. Boston Türk Film Festivali

13. Boston Türk Film Festivali'nde Belgesel ve Kısa Film Yarışması'nda derece alan filmlerin yönetmenlerine ödülleri düzenlenen törenle verildi.

Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nde yapılan film gösterimlerinin ardından düzenlenen törende, yönetmenler Buğra Dedeoğlu, Haydar Demirtaş, Ozan Sihay ve Can Candan'a ödülleri takdim edildi.

Boston Türk Festivali Belgesel ve Kısa Film Yarışması'nda En İyi Kısa Film Ödülü'ne Ozan Sihay'ın I II III IV, En İyi Belgesel Ödülü'ne Haydar Demirtaş'ın Misafir-Bahe, En İyi Belgesel Seyirci Ödülü'ne Can Candan'ın Benim Çocuğum, En İyi Kısa Film


Seyirci Ödülü'ne Buğra Dedeoğlu'nun Şeref Dayı ve Gölgesi layık görülmüştü.

Jüri üyeliklerini Harvard Film Arşivi'nin direktörü Haden Guest, film eleştirmeni Peter Keough, Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nin Film Küratörü Carter Long gibi film konusunda saygın isimlerin yaptığı yarışmaya 200'ün üzerinde başvuru yapılmış, finale kalan 40 belgesel ve kısa film seyirciyle buluşmuştu.

Törenden sonra moderatörlüğünü Peter Keough'un yaptığı panele yönetmenler Dedeoğlu, Demirtaş ve Sihay katıldı. Genç yönetmenlerin deneyimlerini ve sinemaya bakışlarını seyirciyle paylaştığı panelde Keough, Türk sinemasını uzun yıllardır takip ettiğini ve Türk sinemasının çok yakında dünyadaki önemli ve özgün sinemalar arasında yer alacağı kanısında olduğunu söyledi.

Ana sponsorluğunu Turkish Cultural Foundation (TCF), Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Tanıtma Fonu ve Türk Hava Yolları'nın yaptığı festivalde çok sayıda özgün Türk filmi sinemaseverlerin beğenisine sunuluyor.

kaynak: mynet.com

İzlediğiniz film seçtiğiniz hayatı gösterir

İstanbul Film Festivali, yine sinefilleri bilet kuyruklarında biraraya getirdi. 5-20 Nisan arasında baharın müjdecisi olan festivalde, filmler de yan etkinlikler de dikkat çekici

İçinde sinema olan her şeyde hayatın kendisi var. Yani aşk, hayal kırıklıkları, savaş, gözyaşı, delicesine mutluluk, kahkahalar, doğumlar, ölümler, pişmanlıklar ve sürprizler... İşte o yüzden bu sene de İstanbul  Film Festivali boyunca her girdiğimiz filmden kendi hikâyemize bir hayat daha eklemiş olarak  çıkacağız. Ama burada filmden fazlası da var: Paneller, partiler, söyleşiler, dersler...

Kimi filmlerde çok eğlenebilir, kimisinde gözyaşlarına boğulabilirsiniz. Seçim sizin. Hangi filmleri izleyeceksiniz? Hayatın size neler öğretmesine izin vereceksiniz? 10. kez Akbank desteğiyle gerçekleşen  3. İstanbul Film Festivali’nin “ekstra güzellikleri” karşınızda...

SİNEMA DERSLERİ

1-Asghar Farhadi (Uluslararası Altın Lale Jüri Başkanı) Ayrılık filmiyle önce Berlin’de Altın Ayı, ardından En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanan ve bir sonraki filmi Geçmiş’le Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan İranlı yönetmen Asghar Farhadi, festival kapsamında bir söyleşi gerçekleştirecek. 14 Nisan Pazartesi saat 16.30’da Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nde. Rezervasyonu unutmayın!

2-Marin Karmitz: Sinemayla 40 Yıl Sinema işletmeciliği kavramını değiştiren Marin Karmitz, kariyerinin  40. yılını kutlarken yapımcılıkta başlangıçtan günümüze nelerin değiştiğini, yeni ufukları ve mesleğin inceliklerini paylaşacak.

Ayrıca festival kapsamında MK2 40. YIL isimli özel bölümde 8 filmlik bir toplu gösteri yapılacak. 17 Nisan Perşembe, saat 14.00, Fransız Kültür Merkezi.

FESTİVAL SÖYLEŞİLERİ

1- Türkiye’de sinema 100 yaşında!

Türkiye’de sinemanın 100. yaşını “Bu İkiliye Dikkat” adlı bölümle kutlayan İstanbul Film Festivali’nde  bir dizi ikili sohbet de düzenleniyor. Söyleşiler, Türkiye’den sinema yazarları, akademisyenler ve yönetmenlerin katılımıyla İstanbul Modern’de...

2- Savaş Zamanı Belgesel Yapmak

Suriyeli yönetmen Talal Derki’nin Sundance’te Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan ilk uzun metrajlı belgeseli “Humus’a Dönüş” festival kapsamında seyirciyle buluşacak. Film, biri kameraman iki arkadaşın Suriye’deki direniş hareketine katılmalarını anlatıyor. 8 Nisan Salı, saat 14.00’te, Salon İKSV’de. Rezervasyonsuz giderseniz kapıda kalma riskiniz var!

3- Sinema yoluyla bir millet yaratmak

Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yıldönümü için hazırlanan özel bölüm kapsamında, sinema yazarı  Rüdiger Suchsland’ın yönettiği belgesel, “Caligari, Korku Sinemaya Geldiğinde” ve Alman sinemasının başyapıtlarından “Bir Pazar Günü” beraber gösterilecek. Ayrıca Suchsland’ın konuşmacı olarak yer alacağı bir de panel düzenlenecek. 15 Nisan Salı, İstanbul Modern, saat 16.00.

4- Yok bir sitemim, hayatta her şey kısmet

Kıbrıslı Rum yönetmen ve gazeteci Nina Maria Paschalidou’nun ikinci filmi olan Kısmet, Türkiye’de çekilen pembe dizilerin Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki kadınlar üzerinde etkilerini inceliyor.  Festival programında gösterilen bu belgeselin ardından film yönetmeninin yanı sıra Türkiye’den senaryo yazarı, oyuncu, televizyon eleştirmeni ve akademisyenlerin katılımıyla bu fenomen mercek  altına alınacak. 16 Nisan Çarşamba, saat 15.00, Akbank Sanat.

5- Manaki kardeşlerin kültür mirası

Türkiye’de sinemanın miladı olarak kabul edilen, 14 Kasım 1914’te çekilen Ayastefanos’taki Rus  Abidesinin Yıkılışı filminden önce, 1905’te film çekmeye başlayan Balkanların ilk sinemacıları  (Osmanlı vatandaşı) Yanaki ve Milton Manaki kardeşlerin restore edilen filmlerinin tamamı, Türk  sinemasının 100. yılı vesilesiyle festivalde gösteriliyor. Gösteriminin ardından Makedonya Sinematek  Film Arşivi Direktörü Igor Stardelov ve yazar Sula Boziş, Manaki kardeşlerin kültür mirası üzerine  konuşacaklar. Manaki kardeşlerin filmlerinin gösterimi 6 Nisan Pazar, 21.30 ve 13 Nisan Pazar  16.00’da Atlas 3’te.

FESTİVAL'E GEZİ

33. İstanbul Film Festivali’nde Köprüde Buluşmalar kapsamında bir “Direniş Forumu” var. “Gezi” ve “direniş” kavramları ele alınıyor. Futbol taraftarlarını konu alan “Istanbul United” belgeseli, Beşiktaş,  Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarının Gezi Parkı olayları sürecinde kenetlenme öykülerini anlatıyor  ve Gezi’yi masaya yatırıyor.

Filmin yönetmenleri Olli Waldhauer ve Farid Eslam ile yapımcısı Jan  Krüger parkta ve sokaklarda eylemler sürerken bu kenetlenmeyi takip sürecini anlatacak. Panelde  konuşmacı olarak ünlü “Everyday Rebellion” filminin yönetmenlerinden Arash T. Riahi ve “Yeryüzü  Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı belgeselin yönetmeni Reyan Tuvi de bulunacak. 13 Nisan Pazar, 16.00 – 18.00, Akbank Sanat.

BİRAZ DA EĞLENCE

Kaçırılmaz! Festival kapsamında, Kuzuların Sessizliği ve Rachel Evleniyor filmleriyle tanınan yönetmen Jonathan Demme’in belgeseli Neil Young’ın Bavulundan Şarkılar gösterildikten sonra yönetmen sizi Hard Rock Cafe İstanbul’da unutulmayacak bir geceye davet ediyor.

Neil Young ve onunla etkileşimli  müzikleri dinleyebileceğimiz gecenin konuk DJ’leri arasında Yekta Kopan, Aylin Aslım ve Görgün Taner de yer alacak. Neil Young & Crazy Horse’un 15 Temmuz’da İstanbul’da Vodafone Freezone ponsorluğunda vereceği ilk konser öncesindeki bu buluşmada, sanatçının en ilginç hitleri kadar  Buffalo Springfield’den Thom Yorke’a, Pearl Jam’den Chromatics’e “Yolu Neil Young’dan geçmiş”  birçok müzisyen ve grubun şarkıları dinlenecek.

Neil Young’ın Bavulundan Şarkılar gösterimi 9 Nisan  Çarşamba, saat 19.00’da Atlas Salon 2’de. Neil Young İstanbul’da partisi 22.00’de Hard Rock Cafe’de.

Festivalin en çarpıcı filmleri

1- En popüler: Çok uzun zamandır merakla beklenen, fanatikleri (yani bizler) tarafından hakkında her bilgi yenilip yutulan son Wes Anderson filmi: The Grand Budapest Hotel / Büyük Budapeşte Oteli.

2- En çok konuşulan:

Nymphomaniac/Nemfomanyak. Malum sansür sebebiyle ülkemizdeki sinemalarda sadece festival  kapsamında izleyeceğimiz film erotizmden nasibini almamış, söylendiği gibi pornovari değil; aksine oldukça matematiksel bir film. Festivalde bu uzun filmi 2 bölüm olarak izleyeceğiz.

3- En şiddetli: Tarantino’nun önerdiği Big Bad Wolves. Gerekirse gözümüzü kapatıp izleyeceğiz  Tarantino önermişse.

4- En merak edilen: Kabul. Bu tamamen şahsi merakım. Başka kimsenin listesinde bu filmi  göremedim. Ama İzlanda sinemasını severseniz, müzik de severseniz bu film tam sizlik ve benlik  olur. Bahsettiğim film, Metalhead. Tekrarlıyorum, anahtar kelimeler; İzlanda sineması ve müzik.

5- En güçlü kadın: “Şarkı Söyleyen Kadınlar” Türk sineması klasikleri arasına girecek kadar başarılı  film.

6- Dikkat çekenler: “Bu ikiliye dikkat” bölümü filmlerinin hepsi.

7- Dayanılması en zor: 13 yaşındaki bir kız çocuğunun intiharının peşinden gelen adli süreci anlatan  “Miss Violence”. Yutkunarak izleyeceğiz.

8- En komik: Biraz kara mizah sayılabilir ama hem kendini hem anne rolünü oynayıp ayrıca yönetmen olan Guillaume Gallienne’in cinsel kimliğini arayış hikâyesini anlatan Les Garçons et  Guillaume à Table.

9- En Fransız: “Kürklü Venüs”. İzleyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

10- En umut verici: “Muhteşem Kedi Balığı”. Bu Meksika filmi insanı küçük bir mutluluk balığı  yapmaya yeter, en zor koşullarda dahi.

BONUS: En bizden: “İtirazım Var”. Bizim de var. Bu filmde Onur Ünlü imzası var ve festivalden hemen  sonra sinemalarda da gösterime girecek.

Akbank 10. Kısa Film Festivali’nde ödüllü filmler

Türkiye’de kısa film alanında etkin bir platform olan Akbank Kısa Film Festivali, bu yıl onuncu kez düzenleniyor. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Akbank  10. Kısa Film Festivali’nde ödül alan filmler, Kurmaca, Belgesel ve Canlandırma kategorilerinde  seçildi. Bu yıl, festivalin ilk yılından itibaren Kurmaca ve Belgesel kategorisinde En İyi Film Ödülü alan  filmlerden bir seçki yer alıyor. 12 Nisan Cumartesi, 13.00 ve 16.00’da Akbank Sanat’ta.

HT CUMARTESİ / Heja BOZYEL
kaynak: haberturk.com

26 Mart 2014 Çarşamba

"Ben Uçtum Sen Kaldın" Başka Sinema'da

Ödüllü kısa filmleri ve sinema kitaplarıyla bilinen Mizgin Müjde Arslan'ın ilk uzun metraj belgeseli "Ben Uçtum Sen Kaldın" bugün Başka Sinema'da gösterilecek.


Bir yüzleşme ve barışma hikâyesi olan film, herkesin başka şekilde etkisinde kaldığı Türkiye'deki savaşa, parçalanan bir aile üzerinden bakıyor. Kimilerine göre "terörist" kimilerine göre "gerilla" olarak nitelenen bir adamın "baba" tarafına odaklanıyor.

Film, doğumundan kısa süre sonra Kürt gerilla hareketine katılan babasını arayan genç kadınla hüzünlü, çatışmalı, gerçekçi bir yolculuğa çıkarıyor.

Kızlar için babaları özeldir; hele bu babayı hiç görmemişseniz, öldüğünü 17 yaşında öğrendiyseniz, onu konuşmanız önce evin içinde, sonra toplum tarafından yasaklanmışsa...

O sizin suskun ama hep acıyan tarafınız olur. Sonra bir gün, hiç ummadığınız bir anda, onun gittiği yoldan gitmeden nefes alamayacak hale gelirsiniz.

"Ben Uçtum Sen Kaldın", filmin yönetmeni Mizgin Müjde Arslan'ın 2009 yılında babasını aramak üzere önce çocukluğunun izini Mardin'de sürüşünü, sonra Mahmur Mülteci Kampı'na gidişini anlatır. Bu süre boyunca hep sorar: Acaba onu sevmiş midir?

Kameranın gerçekliği, nefretten vazgeçmenin, suskunluğu sese çevirmenin, kaçmak yerine yüzleşmenin, öldürmek yerine barışmanın bir yolu olabilir.

kaynak: cnnturk.com

En iyi film ödülü Suriye'nin oldu

İç savaşın yakıp kavurduğu Suriye'li bir yönetmenin çektiği belgesel, Uluslararası yarışmadan birincilik ödülü aldı.

İç savaşın hüküm sürdüğü Suriye'den sinema ile ilgili bir haber görenleri şaşkına çevirdi. Suriyeli Yönetmen Hanna Kerim'in filmi Dairen Sayre Kısa Metrajlı Film Festivali'nde en iyi kısa film ödülüne layık görüldü.

123 FİLM ARASINDAN SEÇİLDİ

Endonezya’da düzenlenen Uluslararası Sayre Kısa Metrajlı Filme Festivalinde AIDS meselesini ele alan en iyi film ödülünü Suriyeli yönetmen Hanna Kerim’in yönettiği Your Circle (Dairen) adlı film aldı. Kerim’in kişisel çabalarla yapımını yaptığı 3 sinema filminden biri olan ‘Dairen’ filminin AIDS hastalığı ile mücadelede resmi olarak ilan edilmesi bekleniyor. Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan Kerim, Dairem sinema filminin 123 film arasından en iyi film olarak seçildiğini söyledi.

kaynak: iyigunler.net

25 Mart 2014 Salı

6. Altın Bamya ödülleri sahiplerini buldu

 Altın Bamya Akademisi tarafından, 6 yıldır, "bir daha ödül verecek film bulamamak" ümidiyle düzenlenen organizasyonda senaryo ödülü Erkekler'e, film ödülü Aşk Kırmızı'ya, izleyici bamyası ise Celal ile Ceren'e verildi. Her zamanki gibi bu sene de ödüle layık görülenler, ödül törenine katılmadı.

Erkek Karakter, Kadın Karakter, Senaryo, Film, İzleyici, Jüri Özel- Tek Taşlı Bamya, Homofobi, Hormonlu Bamya ve Eşek Arısı Bamyası Ödülleri, 2013 yılında vizyona giren yerli sinema filmleri arasındaki 7 film toplam 9 dalda Altın Bamya Ödülleri'nin sahibi oldu.

2013 yılında vizyona giren bütün filmleri değerlendiren ön jüri, “Kadınlarla ilgili yanlış mitlerin, algıların, cinsiyetçi bakışın sinemada yeniden üretilip temsil edilmesi ve bu ayrımcılığın kanıksanır kılınması ile kadınlara dair alanların daraltılmasına dair erkek egemen bakışın ağırlığı açısından” seçtiği aday filmleri geniş jüri oylamasına sundu.

Altın Bamya Akademisi tarafından, 6 yıldır, "bir daha ödül verecek film bulamamak" ümidiyle verilen ödüller için bu yıl da geniş bir jüri oy kullandı. İzleyici Bamyası ise Akademi’nin web sitesinden oylamaya açıldı. 24 Mart Pazartesi akşamı İsveç’in İstanbul Başkonsololuğu’nda düzenlenen ödül törenine, Altın Bamya Akademisi üyeleri, Filmmor Kadın Filmleri Festivali konukları ve sinema sektörü katıldı. Bütün adayların davet edildiği törene aday filmlerin temsilcilerinden katılan olmadı.

İşte 6. Altın Bamya Ödülleri sahipleri:

1-Erkek Karakter Ödülü : Erkekler ( Adem, Nazım)
2-Kadın Karakter Ödülü : Aşk Kırmızı (Zeynep)
3-Senaryo Ödülü: Erkekler
4-Film Ödülü: Aşk Kırmızı
5-İzleyici Bamyası: Celal ile Ceren
6-Jüri Özel – Tek Taşlı Bamya Ödülleri: Kedi Özledi, Düğün Dernek
7-Jüri Özel – Homofobi: Erkekler
8- Jüri Özel – Hormonlu Bamya: Testosteron
9-Jüri Özel – Eşek Arısı Bamyası: Sabit Kanca

1. Erkek Karakter ödülü Erkekler’e…

Erkeklerin filmlerde tüm anlam ve aksiyonun merkezi olma durumları, cinsiyetçiliğin en bariz yansımasıdır: Hikâyelerin odağında erkekler ve onların güçleri, özellikle de kadınları (kadın karakterleri) olumsuzlama, nesneleştirme üzerinden kurulmaktadır.

Erkek karakteri canlandıran oyuncunun yorumu göz önüne alınmadan, erkek karakterin mutlaklaştırıp onayladığı “erkek” rol ve modelleri ve bunlarla özdeşleşildiği takdirde yaratacakları çok riskli anlamlar ve sonuçlar göz önüne alınmaktadır.

Bu kategorideki üç aday: -Aşk Kırmızı (Ferhat) -Celal ile Ceren (Celal ve arkadaşları) -Erkekler (Adem ve Nazım) arasında, jüri oylamasında en çok oyu alarak diğer adayları geride bırakan Erkekler (Adem ve Nazım) 6. Altın Bamya Erkek Karakter Ödülü’nün sahibi oldu.

2. Kadın Karakter Ödülü Aşk Kırmızı’ya…

Kadın gerçek bir karakter olarak ele alınıp işlenmedikçe hep erkek egemen bakışla resmedildikçe ve “tekinsiz, güvenilmez, şeytani, kötülüklerin anası, iyi kadın-kötü kadın, fedakâr anne, seyirlik, zayıf… vb.” yanlış, eksik, özensiz ve zararlı temsilleri sürdükçe, kadınların bir bütün olarak beyaz perdeye yansıması mümkün olmamaktadır.

Bu kategori değerlendirilirken, kadın karakteri canlandıran oyuncunun yorumu göz önüne alınmadan, kadın karakterin ürettiği anlamlar, dolaşıma soktuğu okumalar, cinsiyetçi tutum, rol ve kalıpları ne derecede pekiştirip onayladığı göz önüne alınmaktadır.

Bu kategorideki üç aday: -Aşk Kırmızı (Zeynep) -Celal ile Ceren (Ceren ve arkadaşları) -Senin Hikayen (Meral ve Esra) arasında, jüri oylamasında en çok oyu alarak diğer adayları geride bırakan Aşk Kırmızı (Zeynep) 6. Altın Bamya Kadın Karakter Ödülü’nün sahibi oldu.

3. Senaryo Ödülü Erkekler’e…

Senaryo, sinemasal tüm öğeleri soyutlandığında ve sadece filme çekilmiş senaryo olarak okunduğunda bile cinsiyetçi izler taşıması, kadın ve erkek karakterlere adil ve eşitlikçi yaklaşmaması, bu tutumun diyaloglardan, karakterlere kadar her sahnesine sinmiş olması ve içerdiği cinsiyetçi unsurlar göz önüne alınarak değerlendirilmektedir.

Bu kategorideki üç aday: -Aşk Kırmızı -Celal ile Ceren -Erkekler arasında, jüri oylamasında en çok oyu alarak diğer adayları geride bırakan Erkekler 6. Altın Bamya Senaryo Ödülü’nün sahibi oldu.

4. Film Ödülü Aşk Kırmızı’ya…

Film, ışıktan kadraja, kadın ve erkek karakterlerden yönetmenin yorumuna kadar tüm unsurlar, çelişki içermeyen cinsiyetçi “bütün” göz önüne alınarak değerlendirilmektedir.

Bu kategorideki üç aday: -Aşk Kırmızı -Celal ile Ceren -Erkekler arasında, jüri oylamasında en çok oyu alarak diğer adayları geride bırakan Aşk Kırmızı 6. Altın Bamya Film Ödülü’nün sahibi oldu.

5- İzleyici Bamyası: Celal ile Ceren’e…

İzleyici Bamyası Ödülü, Altın Bamya web sitesinde yer alan 2013 yılında vizyona giren tüm filmler arasında yapılan online oylama sonucunda en çok oyu alan film Celal ile Ceren oldu.

6- Jüri Özel – Tek Taşlı Bamya Ödülleri: Düğün Dernek ve Kedi Özledi filmlerinin,

7- Jüri Özel – Homofobi Ödülü: Erkekler filminin,

8- Jüri Özel – Hormonlu Bamya: Testosteron filminin,

9-Jüri Özel – Eşek Arısı Bamyası: Sabit Kanca filminin oldu.

Altın Bamya Akademisi, "Ödül alanları bundan sonraki ödül törenlerine sadece izleyici olarak çağırdığımız, hatta ödül verecek aday bulamayacağımız yıllar dileklerimizle" görüşü dile getirildi.

kaynak: cnnturk.com

22 Mart 2014 Cumartesi

En iyi kısalar açıklandı

Akbank 10. Kısa Film Festivali’nin Sonuçları Belirlendi…
 
Akbank 10. Kısa Film Festivali’nin yarışma bölümüne başvuran 231 film arasından yapılan değerlendirme sonucunda; “En İyi Kurmaca Film Ödülü”nü “Ayaz Vurgunu” ile Aydın Kapancık, “En İyi Belgesel Film Ödülü”nü “Meğer” ile Uğur Egemen İres ve “En İyi Canlandırma Film Ödülü”nü “Tornistan” ile Ayce Kartal kazandı.

Bu yıl 10 - 20 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen Akbank 10. Kısa Film Festivali, yurt içi ve yurt dışından geniş katılımı, yeni bölümleri, atölye çalışmaları ve söyleşileriyle sinemaseverlere keyifle izleyecekleri dopdolu bir program sundu. 16 ülkeden 98 film, 21 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, sinema dünyasından 19 konuğun yer aldığı festival, 10 gün boyunca farklı renkler, coğrafyalar, kültürler ve düşünceleri izleyiciyle buluşturdu.

İŞTE EN İYİLER

Akbank 10. Kısa Film Festivali jürisi bu sene dört farklı kategoriden oluşuyor. 231 filmin başvurduğu yarışmalı bölümü “Festival Kısaları”nın ön eleme jüri kurulu üyeleri, yönetmen ve Bahçeşehir Üniversitesi Sinema-TV öğretim görevlisi Ayşegül Selenga Taşkent ve yönetmen Mehmet Güleryüz’den oluşan ön eleme juri kurulu tarafından değerlendirildi.

Kurmaca Kategorisi Jüri Kurulu bu yıl; yönetmen ve senarist Reis Çelik, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof Dr. Haluk Gürgen, yapımcı Serkan Çakarer, yönetmen İlksen Başarır ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşuyordu. Jürinin değerlendirmesi sonucu, “En Iyi Kurmaca Film Ödülü”nü “Ayaz Vurgunu” ile Aydın Kapancık kazandı.

Oyuncu Serkan Ercan, sanat yönetmeni ve ressam Su Yücel, yönetmen Savaş Güvezne, belgesel sinemacı ve yapım yönetmeni Nalan Sakızlı ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşan Belgesel Kategorisi Jüri Kurulu, “En Iyi Belgesel Film Ödülü”nü “Meğer” ile Uğur Egemen İres’e verdi.

Canlandırma Kategorisi’nde ise Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Tasarımı öğretim görevlisi ve Bug Game Lab koordinatörü Güven Çatak, Türkiye canlandırma sinemasının önemli temsilcilerinden sanatçı Meral Erez, yönetmen Mehmet Kurtuluş, tasarımcı Emre Senan ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’nın yer aldığı Canlandırma Film Kategorisi Jüri Kurulu, “En Iyi Canlandirma Film Ödülü”ne “Tornistan” ile Ayce Kartal’ı layık buldu.

“En İyi Kurmaca Film Ödülü”nü kazanan Aydın Kapancık, “En İyi Belgesel Film Ödülü”nü kazanan Uğur Egemen İres ve “En İyi Canlandırma Film Ödülü”nü kazanan Ayce Kartal, Akbank Sanat tarafından 8.000 TL ile ödüllendirildi.

Festival’de ayrıca “Pepuk” filmi ile Özkan Küçük “Kurmaca Dalı Mansiyon”, “Misafir” filmi ile Haydar Demirtaş ve “Soyka-Andêr” filmi ile Serhat Altay “Belgesel Dalı Mansiyon” ödülünün sahibi oldular.

Akbank 10. Kısa Film Festivali ödül töreni, 20 Mart 2014, Perşembe günü ünlü oyuncu Ceyda Düvenci’nin sunuculuğu ile Zorlu Center PSM’de gerçekleştirildi. Sinema camiasının önde gelen yönetmen, oyuncu ve tanınmış isimlerinin katıldığı törende Festival’in “Kısadan Uzuna” bölümünün konuğu yönetmen Mehmet Eryılmaz’a ve “Belgesel Sinema” bölümünün konuğu Derviş Zaim’e ve “Deneyimler” bölümünün konuğu film danışmanı Hayet Benkara’ya teşekkür plaketleri verildi.

Bunun yanı sıra, Akbank 10. Kısa Film Festivali kapsamında sosyal medya için hazırlanan tanıtım filmiyle ilgili #bencesonra hashtag başlığı ile gerçekleştirilen yarışma sonucunda yazdığı senaryo ile birinciliği kazanan Ece Aras’a plaketi verildi.
Akbank 10. Kısa Film Festivali ödül gecesi, dünyaca ünlü piyanist Tuluğ Tırpan’ın büyük beğeni kazanan performansı ile son buldu.

kaynak: mynet.com

Fransa’da Cesar sinema ödülleri verildi

Hollywood Reporter’in bildirdiğine göre bu yıl Fransız Cesar sinema ödülünü Guillaume Gallienne’in ‘Les garçons et Guillaume, à table!’ filmi kazandı.

 ‘En iyi film’ ve ‘en iyi adapte edilen senaryo’ dahil 6 alanda ödül kazanan komedi filminde Gallienne başrolde oynamıştı.

Roman Polanski ise ‘Venus im Pelz’ isimli filmiyle ‘en iyi yönetmen’ ödülünü kazandı.

Aktris Scarlett Johansson da Cesar ödülü kazandı. Quentin Tarantino’nun elinden ödülünü alan Johansson ‘Ödül daha iyi olmayı sağlıyor’ dedi.

‘En iyi senaryo’ dalında ise ödülü Albert Dupontel’in ‘9 mois ferme’ isimli filmi kazandı. Filmde başrolü oynayan Sandrine Kiberlain en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı.

‘En iyi başlangıç yapan kadın oyuncu’ ödülünü ise Adele Exarchopoulos ‘Adale’nin hayatı’ filmindeki rolüyle kazandı. Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye ödülü kazanan bu film Cesar’dan başka bir ödül alamadı. Festivalde ‘En iyi yabancı film’ dalında yarışan Quentin Tarantino’nun ‘Django Unchained’ filmi ise ödül alamadı. En iyi yabancı film ödülünü Felix Van Groeningen’in ‘The Broken Circle Breakdown’ filmi kazandı.
Cesar Baldaccini anısına isimlendirilen Cesar ödülleri Fransa Sanat ve Sinema Teknolojileri Akademisi tarafından 1976 yılından beridir Paris’teki Châtelet Tiyatrosunda veriliyor.

kaynak: Rusyanın sesi

‘Selanik Film Festivali’ rekor kırdı

Bu sene 16.’ sı düzenlenen ve 14 Mart’ta premiyerini yapan Selanik Belgesel Film Festivali, 10 günlük bir gösterimden sonra kapılarını kapatıyor.

Özellikle gençler arasında büyük ilgi gören ve tüm biletleri satılan festival bu alanda rekor kırarken, aynı zamanda 60 filmle de başka bir rekora imza attı.

Bu sene en çok dikkat çeken Yunan belgeseli, yönetmen Yorgos Avgeropoulos’un çektiği ‘Demokrasinin Kayıp Sinyali’ adlı çalışması oldu. Film, Yunan Devlet Televizyonu ERT’nin 11 Haziran 2013 tarihinde demokratik olmayan bir yolla kapatılmasını anlatıyor. Başbakan Antonis Samaras’ın kararıyla 75 yıldır kesintisiz yayın yapan kanal 5 saat içerisinde kapatılmış ve ERT televizyon ve radyo yayınları kesilmişti. Kapatma kararı, Yunan halkı arasında şok etkisi yaratmış, yerel ve uluslararası kamuoyunda da büyük tepkiye sebep olmuştu. Film bugüne kadar 7 ayrı ülkede gösterildi ve gelecek birkaç ay içinde de toplam 11 ülkede daha gösterime girecek.

Festival 23 Mart’ta son bulacak.

kaynak. tr.euronews.com

Münih 25. Türk Film günleri başladı

Almanya'da Münih Türk Film Günleri, 25. kez Türk filmlerini sinemaseverlerle buluşturdu.

Almanya'da 1989 yılında Türk ve Alman sinemaseverlerin birlikte kurduğu Münih Sinema Türk Film Merkezi’nin düzenlediği 25. Münih Türk Film Günleri başladı. 30 Mart’ta kadar sürecek olan Münih Türk Film Günleri, Gasteig Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle, Yeşim Ustaoğlu’nun “Araf” filminin gösterimiyle açıldı. Münih Sinema Türk Film Merkezi Başkanı Margit Lindner ve Hazım Yılmaz’ın sunumunu yaptığı açılış töreninde Münih Başkonsolosu Hidayet Eriş ve Belediye Başkanı Hep Monatzeder birer konuşma yaptılar. Yeni seçilen Münih Belediye Meclisi Üyesi Cumali Naz (SPD)’ ın da katıldığı açılışa Münihli sinemaseverler büyük ilgi gösterdiler.


Toplam 17 film gösterilecek

Etkinlik hakkında bilgi veren Münih Sinema Türk Film Merkezi sözcüsü Sabahat Ünal, “25. Türk Film Günlerinde Gasteig Kültür Merkezi’nde 5'i belgesel olmak üzere toplam 17 film gösterilecek. Tuncer Kurtiz ve Zeki Ökten’in de anılacağı etkinlikte Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı “Sürü” filmi ile Kurtiz’in acımasız yargıç rolündeki “Hoşçakal Yarın” filmleri izleyiciyle buluşacak” dedi.



Türk Film Günleri’nin açılışına merkezin kurucularından Erman Okay da katıldı. Etkinlik boyunca Yeşim Ustaoğlu, Can Candan, Atalay Taşdiken, İpek Türktan, Gökhan Horzum, Ercan Kesal, Metin Avdaç, Cüneyt Kaya, ve Perihan Bayraktar Münihli sinemaseverlerle buluşacaklar.

kaynak: cumhuriyet.com.tr

20 Mart 2014 Perşembe

Kayseri Altın Çınar Film Festivali Mayıs'ta başlıyor

Bu yıl 2.si düzenlenecek olan Uluslararası Altın Çınar Film Festivali, Kayseri’de sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
 

21 – 25 Mayıs 2014 tarihleri arasında düzenlenecek 2. Uluslararası Kayseri Altın Çınar Film Festivali; yurt dışından ve yurt içinden uzun metrajlı film gösterimleri, konserler, atölye çalışmaları, söyleşiler, ulusal kısa film ve ulusal belgesel film yarışma bölümüyle tüm sinemaseverleri bekliyor.

Festival yönetmenliğini Kerim Abanoz’un, genel koordinatörlüğünü ise Kadir Turna ve Akif Kaya’nın üstlendiği, Uluslararası Kayseri Altın Çınar Film Festivali’nin yarışma bölümünde bu yıl kurmaca ve belgesel kategorilerinde filmler yarışacak. Festival için son başvuru tarihi 21 Nisan 2014.

Festival Hakkında

Geçtiğimiz yıl Talas Belediyesi ve Yücel Çakmaklı Film Atölyesi işbirliği ile Talas Kültür ve Sanat Festivali adıyla ilki gerçekleştirilen festival bu yıl uluslararası boyut kazanarak yolculuğuna devam ediyor. 9 – 11 Mayıs 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen festivale Türkiye genelinden 82 belgesel film başvuru yaptı. Değerlendirmeler sonucunda beş belgesel film ödüle layık görüldü. Festival kapsamında uzun metraj film gösterimleri, seminerler, atölye çalışmaları, tarihi geziler, konser ve müzik dinletileri yapıldı.

Neden Altın Çınar?

Sinemada çınar ağacı çok kültürlülüğü, kadimliliği, köklü bir geçmişi simgeler ve ifade eder. 5000 yıllık bir geçmişe sahip olan Kayseri bu tarih içerisinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Bu medeniyetlerin izlerini taşıyan Kayseri, günümüzde sanayi ve ticaret şehri olarak bilinmektedir. Bu festival ile birlikte Kayseri’nin sahip olduğu kültür mozaiği ön plana çıkartılarak şehrin sosyo kültürel hayatına katkıda bulunulması amaçlanmaktadır.

Bu yıl 2.sini düzenlenecek Talas Kültür ve Sanat Festivali, yürütme ve danışma kurulu kararıyla Uluslararası Kayseri Altın Çınar Film Festivali olarak isim değişikliğine gitti. Geçtiğimiz yıl festival heykelciği olarak kullanılan lale yerine ise tasarım aşamasında olan çınar ağacı kullanılacak.

www.altincinarfestivali.org twitter: @altincinarfest facebook: Altın Çınar Festivali
kaynak: mynet.com

Bir festival klasiği: NTV Belgesel Kuşağı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği İstanbul Film Festivali kapsamında, artık gelenekselleşen ‘NTV Belgesel Kuşağı’, bu yıl Beyoğlu Sineması’nda sinemaseverlerle buluşacak. 18 filmin yer aldığı NTV Belgesel Kuşağı, 7 Nisan’da başlayacak ve 13 Nisan’a kadar devam edecek.

NTV Belgesel Kuşağı’nda bu yıl gösterilecek filmler siyaset, sanat, sinema, spor, şehircilik, edebiyat, müzik, finans dünyası, insan hakları, adalet, savaş, göç, televizyon ve eğitim gibi farklı konulardaki toplumsal değişimleri ele alarak gerçeği belgelerken alışılmadık ve çarpıcı tarzlar izliyor.

Festivalde izleyiciyle buluşacak öne çıkan belgeseller arasında bu yıl ‘En İyi Belgesel Oscar’ını kazanan 20 Feet from Stardom / Yıldız Olmaya Ramak Kala, dünyanın en saygın belgesel film festivallerinden IDFA’nın açılış filmi olan ve Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması–Belgesel dalında ‘Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Return to Homs / Humus’a Dönüş ve Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan’ı kazanan ilk belgesel olarak tarihe geçen Sacro GRA / Çevreyolu bulunuyor.

Festivalin biletleri sinema gişeleri ve Biletix’den satın almak mümkün.

NTV BELGESEL KUŞAĞI FİLMLERİ
GÖKYÜZÜNE TEĞET / GRAZING THE SKY / Yönetmen: Horacio Alcalá
Sirk büyülü bir yer. Burada yaşamanın bedeli, demir gibi bir disiplinle yıllar yılı çalışmak. Görsel olarak insanın aklını başından alan Gökyüzüne Teğet sirkte çalışan akrobatların akıl almaz bedensel mücadelesini mercek altına alırken, türlü sorunlara göğüs geren bu insanların zorlu yaşamlarını gözler önüne seriyor. Yedi yıl sirk sanatlarıyla ilgilenmiş olan yönetmen Horacio Alcalá beş yıl içinde on bir ülkeyi dolaşarak, farklı ülkelerde özel akrobasi okullarında yetişmiş sekiz akrobatın yaşamını filme aktarıyor.

EVRENİN HAKİMİ | MASTER OF THE UNIVERSE| MASTER OF THE UNIVERSE | Yönetmen: Marc Bau
Locarno’da Eleştirmenler Haftası’nda Jüri Ödülü’nü kazanan Marc Bauder’in filmi Evrenin Hâkimi, kapitalizmin altın çağı sayılan 1980’lerde Almanya’da yatırım bankacılığının en önde gelen isimlerinden Rainer Voss ile Frankfurt’taki eski bir banka binasında yapılmış bir dizi röportajdan oluşuyor. Dönüp dolaşıp vergi ödeyen vatandaşları vuran ekonomik krizlerin nasıl bir kısırdöngünün sonucu olduğunu, bankaların nasıl göz göre göre bu riskleri aldığını ortaya koyan Evrenin Hâkimi, kapitalizm ve para politikalarına dair çarpıcı, büyüleyici ve kan dondurucu bir belgesel.

BABİL OKULU / LA COUR DE BABEL Yönetmen: Julie Bertuccelli 
Daha önce ‘The Tree / Ağaç ve Otar Gittiğinden Beri filmlerinin yönetmen koltuğunda gördüğümüz Julie Bertuccelli bu son filminde, Paris’in kuzeyindeki bir okula devam eden öğrencileri gözlemliyor. Sınıfta 24 öğrenci var. 11-15 yaş arasındaki bu öğrencilerin tamamı farklı bir ülkeden Fransa’ya gelmiş... 24 değişik ulustan öğrenci: İrlandalı, Senegalli, Brezilyalı, Faslı, Çinli... Bu çocuklar bir yıl boyunca, uyum sınıfında yoğun Fransızca dersi alacak. Bu çok kültürlü ortamda, yeni bir yaşama adım atmakta olan gencecik insanların içindeki masumiyete, coşkuya, duygusal fırtınalara şahit oluyoruz...

İSTANBUL UNITED  Yönetmen: Farid Eslam, Olli Waldhauer
Farid Eslam ve Olli Waldhauer’in kitle fonlamasıyla çektikleri ortak projeleri, çoğumuzun ancak haberlerden takip ettiği bir altkültürün içyüzüne benzersiz bir bakış atıyor. İstanbullu üç büyükler (Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş) arasındaki ezeli rekabet malum. Ne var ki Gezi protestoları sırasında bu üç takım arasında bir ittifak kuruldu ve taraftarlar; çevreciler, aktivistler ve sıradan vatandaşlarla yan yana durdular. Bir süre sonra da bu ittifakın adı kondu: İstanbul United.



PUSSY PUTİN´E KARŞI / PUSSY VERSUS PUTIN Yönetmen: Gogol´S Wives
Putin politikalarıyla sonuna kadar savaşmaya kararlı Pussy Riot’un cesur genç kadınlarını hiçbir şey durduramıyor. Bir otobüsün tepesinde başlayan eylemleri, katedral basmaya kadar vardı. 2012’de “dini hassasiyetleri kullanarak isyan etmek” suçlamasıyla Rusya’da tutuklanan Pussy Riot üyeleri, çalışma kampına gönderildi. Uluslararası Af Örgütü’nden Madonna’ya, dünyaca tanınmış kişi ve kurumlar grubun destekçisi olur. Gogol’ün Karıları adlı sinema kolektifi, baskıcı Rus iktidarının bu feminist punk müzik grubuna bu cezayı layık görmesine giden süreci Pussy Versus Putin / Pussy Putin’e Karşı filmiyle belgeliyor. Belgeselde Pussy Riot üyelerinin ve destekçilerinin ana karakterler olduğu filmde grubun provaları, gösterilerine yapılan polis saldırıları ve mahkeme süreci yer alıyor. Filmin yapım ekibi, güvenlik gerekçesiyle isimlerini açıklamıyor. IDFA’da En İyi Orta Metraj Belgesel Ödülü’nü kazanan film, Pussy Riot’ın eylemlerini gözlemlerken Rusya’da halkın durumunu da gözler önüne seriyor.

HUMUS’A DÖNÜŞ / THE RETURN TO HOMS Yönetmen: Talal Derki
Dünyanın en saygın belgesel film festivallerinden IDFA’nın bu yıl açılış filmi olan ve Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması–Belgesel dalında Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Return to Homs / Humus’a Dönüş, Suriye’nin Humus şehrinden devrimci gençlerin bir portresi. Yönetmen Tala Derki üç yıl boyunca takip ettiği iki yakın arkadaşın özgürlük mücadelesini anlatıyor. Milli takım golcüsü, 19 yaşındaki Basset ve 24 yaşındaki video-aktivist Osama pasif direnişle yola çıkmalarına rağmen zamanla silahlı mücadelenin içinde buluyorlar kendilerini. Film, Suriye halkının mücadelesinde bu iki karakterin seçiminin aslında bir “seçim” olmadığının altını çiziyor.

BERTOLUCCİ´DEN BERTOLUCCİ / BERTOLUCCI ON BERTOLUCCI Yönetmen: Walter Fasano, Luca Guadagnino
İtalyan sinemasının efsane yönetmeni Bernardo Bertolucci’nin gözünden sinema sanatını anlatan Bertolucci on Bertolucci / Bertolucci’den Bertolucci izleyiciyi olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor. Walter Fasano ve Luca Guadagnino’nın iki yıllık bir arşiv taramasının ardından oluşturulan filmde dünyanın dört bir yanından 300 saati aşkın arşiv kaydı bir araya getirildi.


ARMSTRONG YALANI | THE ARMSTRONG LIE| THE ARMSTRONG LIE | Yönetmen: Alex Gibney
BAFTA Ödülleri’nde en iyi belgesel dalında yarışan ve 15 filmlik Oscar belgesel ön listesinde yer alan The Armstrong Lie / Amstrong Yalanı kanserle boğuştuktan sonra defalarca şampiyonluk kazanan efsane bisikletçi Lance Armstrong’un doping yüzünden ömür boyu spordan men edilişinin hikayesini işliyor. Yönetmen Alex Gibney, “Kaybetmenin fikrine bile katlanamıyorum; benim için kaybetmek ölüm demek” diyen ünlü sporcu Armstrong’u 2008’den 2011’e kadar gözlemleyerek onun benzersiz yükselişi ve düşüşünü anlatıyor. İlk uluslararası gösterimlerini Venedik ve Toronto film festivallerinde yapan filmin yönetmeni Alex Gibney’nin bir önceki belgeseli, Mea Maxima Culpa / Madonna Ağlıyor 32. İstanbul Film Festivali’nde izleyicilerle buluşmuştu.

BÜYÜK MÜZE / DAS GROSSE MUSEUM  Yönetmen: Johannes Holzhausen
Büyük Müze; Viyana Sanat Tarihi Müzesi - Kunsthistorisches Museum’un ‘sahne arkasına’ benzersiz bir bakış sunuyor. Film öncelikle müzedeki günlük rutinden kısa kesitler sunsa da, asıl odak noktası müze çalışanları arasında yaşanan mikro-dramalar. Müzenin restorasyon sürecini de inceleyen Büyük Müze aynı zamanda zamansallık ve geçicilik üzerine bir film. Habsburg Monarşisine dayanan uzun geçmişi ve geleneği, sanat eserlerinin ölümsüzlüğüyle müzenin günlük, sıradan işleri arasında çoğu zaman mizahi bir bağlantı kuruyor.

BERGMAN´IN EVİNDE / TRESPASSING BERGMAN Yönetmen: Jane Magnusson, Hynek Pallas
“Eğer sinema bir din olsaydı, burası da Vatikan olurdu.” Bu sözler, Kasım 2011’de buz gibi bir gece vakti Bergman’ın Farö Adası’ndaki evine girerken, ünlü yönetmen Alejandro Gonzales Innaritu’nun dudaklarından dökülüyor. Trespassing Bergman / Bergman’ın Evinde filminde günümüzün usta oyuncu ve yönetmenleri Ingmar Bergman’ın efsanelere konu olan evine Bergman’ı konuşuyor.
Woddy Allen, Robert De Niro, Lars von Trier, Holly Hunter, Martin Scorsese, Claire Denis, Michael Haneke, Francis Ford Coppola ve daha fazlasının gözünden İsveçli usta yönetmen Bergman’ın hayatını ve filmlerini, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış kamera arkası görüntüleriyle birlikte izliyoruz.


MEÇHUL MALUM / THE UNKNOWN KNOWN Yönetmen: Errol Morris
Errol Morris, Venedik’te Altın Aslan için yarışan yeni belgeselinde kamera karşısına Donald Rumsfeld’i oturtuyor. 60’lı yıllarda başlayan siyasi kariyeri boyunca iki ayrı hükümet döneminde (Gerald Ford ve George W. Bush) Savunma Bakanı olarak görev yapan Rumsfeld, yakın dönem Amerikan tarihindeki pek çok önemli gelişmeden şaşırtıcı bir rahatlıkla bahsediyor. Morris’in Robert McNamara ile yaptığı röportajlardan oluşan Oscar’lı 100 Yılın İtirafları’nın izinden giden Meçhul Malum, bazen asap bozucu bazen eğlenceli. Morris’in Rumsfeld’e yönelttiği en vurucu soruysa finalde geliyor.

YILDIZ OLMAYA RAMAK KALA / 20 FEET FROM STARDOM Yönetmen: Morgan Neville
Bu yıl En İyi Belgesel Dalı’nda Oscar kazanan 20 Feet from Stardom / Yıldız Olmaya Ramak Kala, yönetmen Morgan Neville’in “vokalistlere aşk mektubu” olarak tanımlanıyor. Hem göze hem de kulağa hitap eden bu belgesel çoğu zaman adı unutulan müzik emektarlarına bir saygı duruşu.
Belgeselde röportaj yapılan isimler arasında Bruce Springsteen, Stevie Wonder, Mick Jagger, Sting gibi efsaneler var. Ancak bu kez sahneyi, memnuniyetle, yıllarca gölgelerinde kalmış şahane seslere bırakıyorlar: Albümleri ve konserlerinde geri vokalleri yapan şarkıcılara. Müzik piyasasındaki en iyi vokalistlerden birkaçının kariyerini perdeye taşıyan Yıldız Olmaya Ramak Kala, pop müziğin son elli yıl içerisinde nasıl değiştiğine, Afro-Amerikalı kadınların müzik endüstrisinde var olma çabasının zorluklarına ve doğal olarak sivil haklar mücadelesine değiniyor.


ŞİDDETE DAİR / CONCERNING VIOLENCE Yönetmen: Göran Hugo Olsson
Berlin’de Cinema Fairbindet Yaratıcılık Ödülü kazanan Concerning Violence / Şiddete Dair, Afrika’da sömürgeleşmenin ardından özgürleşme sürecinin 1960 ve 1970’lerde nasıl başladığını ve sömürgeleşmenin olumsuz etkilerini gözler önüne seren bir belgesel. Belgeselin kaynağı ise Marksist psikiyatr ve filozof Frantz Fanon’un çığır açan manifestosu Yeryüzünün Lanetlileri. Black Power Mixtape’in yönetmeni Göran Olsson’un Sundance ve Berlin film festivallerinde prömiyerini yapan bu son filminin anlatıcısı Lauryn Hill.

KISMET /  KISMET Yönetmen: Nina-Maria Paschalidou
Kıbrıslı Rum yönetmen ve gazeteci Nina Maria Paschalidou’nun ikinci filmi olan Kismet / Kısmet, farklı etnik ve dini kökenlerden birçok kadını ekrana kilitleyen Türkiye yapımı pembe dizilerin sırrını çözmeye çalışıyor. Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyalarındaki ününü her geçen gün arttıran ve çokça konuşulan Gümüş, Fatmagül’ün Suçu Ne?, Muhteşem Yüzyıl gibi pembe diziler, bu coğrafyalardaki kadınların sosyal ve dini yaşamlarını etkileyerek aynı kadınların toplumdaki rollerini ve kendilerini sorgulamalarını da sağlıyor. Belgeseli için Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan ve Yunanistan’da çekim yapan Nina Maria Paschalidou, Meryem Uzerli, Songül Öden ve Beren Saat başta olmak üzere birçok ünlü oyuncu, yapımcı, senarist ve izleyiciyle görüşmeler yapmış. Yönetmen Nina Maria Paschalidou’nun da konuk olarak geleceği festivalde filmle ilgili bir de panel düzenlenecek.


ÇEVREYOLU / SACRO GRA Yönetmen: Gianfranco Rosi
70. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan’ı kazanan ilk belgesel olarak tarihe geçen Çevreyolu, adını Roma’yı çevreleyen GRA isimli otoyoldan alıyor. Yönetmen Gianfranco Rosi, bu otoyol çevresinde yaşayan çeşitli insanların gündelik hayatından kesitleri etkileyici bir üslupla perdeye taşıyor. Çekimleri iki yıl süren filmde, bu insanların bazen komik bazen son derece duygusal anlarına tanıklık ediyoruz. Bireylerle mekân arasında kurduğu ilişkiyse Çevreyolu’nu şehir üzerine yazılmış bir makaleye dönüştürüyor. Rosi, filmi için en büyük esin kaynağının Italo Calvino’nun Görünmez Kentler’i olduğunu söylüyor.

SALINGER / SALINGER | Yönetmen: Shane Salerno
2010’da ölen yazar J.D. Salinger elli yıldan daha uzun bir süre Amerika’nın gördüğü en büyük muamma, en ulaşılamayan kişi olarak tarihe geçti. ‘Gönülçelen’ adlı romanı bugün bile Amerika’nın 2. Dünya Savaşı sonrası dönemine dair en benzersiz belgelerden biri kabul ediliyor. Son öyküsünü 1965 yılında yayımlayan yazar, bir daha ortalarda görünmedi. Kayboluşuyla ilgili olarak sayısız araştırma yapıldıysa da sonuç çıkmadı. Bir gerilim filmi gibi kurgulanan Salinger belgeseli, yazarın arkadaş ve meslektaşları dahil 150 kişiyle yapılan röportajlarla bu esrar perdesini aralamaya çalışıyor.

BİZ DOSTUZ / WE COME AS FRIENDS Yönetmen: Hubert Sauper
Biz Dostuz Afrika’nin kalbine, savaşın yerle bir ettiği Güney Sudan’a yapılan baş döndürücü, bilimkurgu filmleri anımsatan çağdaş bir yolculuk. Daha önce Darwin’in Kâbusu adlı belgeselde de imzasını gördüğümüz yönetmen Hubert Sauper, bu filmde bizi, teneke ve kumaştan yaptığı iki kişilik bir uçağın kanadında en olmayacak mekânlara, insanların düşüncelerine, hayallerine götürüyor. Hem büyüleyici hem de insanın yüreğini delip geçen bir yolculuk bu. İşin tuhaf yanı, sömürge dönemi sonrası cehenneme dönmüş bu ülkede nereye baksanız karşınıza Çinli petrol işçileri, BM barış gücü, Sudanlı köy ağaları ve Amerikalı evangelist misyonerler çıkıyor.

BAŞTAN ÇIKARILMIŞ VE TERK EDİLMİŞ / SEDUCED AND ABANDONED Yönetmen: James Toback
James Toback’in Seduced and Abandoned / Baştan Çıkarılmış ve Terkedilmiş belgeseli sinema sektörünün en büyük dertlerinden birini, yapımcı arayışını, son derece eğlenceli bir gözle anlatıyor. Alec Baldwin’in sözleriyle “Film işi, bulup görebileceğiniz en fena aşıktır. Defalarca hem baştan çıkarılır hem terk edilirsiniz.” Filmde yönetmen James Toback ve oyuncu Alec Baldwin, ortak projeleri olan bir siyasal erotik gerilim filmine yapımcı bulmak üzere Cannes Film Festivali’ne gelir. Film, bu proje uğruna ikilinin stüdyo sahiplerinden milyarderlere, yapımcılardan dağıtımcılara kimlerle nasıl görüşmeler yaptığını adım adım izliyor. Filmde Berenice Bejo, Bernardo Bertolucci, James Caan, Neve Campbell, Jessica Chastain, Diablo Cody, Francis Ford Coppola, Ryan Gosling gibi onlarca ünlü kısa süre de olsa kameranın önüne geçiyor. İlk gösterimi de geçen yıl Cannes Film Festivali’nde yapılan film günümüzde film çekmenin ne kadar zorlu bir iş olduğunu ortaya koyuyor. Halihazırda endüstrinin içindekilerin acı tatlı bir tebessümle izleyeceği belgesel, hevesli gençler için de ders niteliğinde.

kaynak: ntvmsnbc.com

19 Mart 2014 Çarşamba

Neil Young, konser öncesi İstanbul Film Festivali'nde!

Efsanevi rock şarkıcısı Neil Young için İstanbul Film Festivali'nde özel bir gece düzenlenecek

15 Temmuz'da Türkiye 'deki ilk konserini Küçükçiftlik Park'ta verecek efsane rock müzisyeni Neil Yougn’un şarkıları, konser öncesinde, 9 Nisan Çarşamba akşamı İstanbul Film Festivali’nde olacak. Festival kapsamında gerçekleştirilecek ‘Neil Young İstanbul’da’ başlıklı gecede önce film gösterimi, ardından parti ile müzikseverler Neil Young konserine hazırlanacak.

Jonathan Demme’in 2008 yapımı filmi Neil Young’ın Bavulundan Şarkılar, 9 Nisan Çarşamba akşamı 19.00’da Atlas sineması Salon 2’de gösterilecek. Film, Neil Young’ın Philadelphia’daki Tower Theatre salonunda verdiği konserin hikâyesini anlatıyor.

Neil Young’ın şarkılarına 90 dakikalık filmle doyamayacak müzikseverler, geceye “Neil Young İstanbul’da” partisiyle devam edebilecekler. 9 Nisan Çarşamba gecesi 22.00’da Hard Rock Cafe İstanbul’da gerçekleştirilecek özel gecede Yekta Kopan, Aylin Aslım ve Görgün Taner gibi ünlü simalar konuk DJ olarak müzikseverlerin karşısına çıkacak. Partiye katılmak isteyen müzikseverler, etkinliğinin biletlerini 20 TL ve 15 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilirler.

Neil Young, İstanbul’daki ilk konserini Crazy Horse topluluğuyla 15 Temmuz akşamı Vodafone Red sponsorluğunda KüçükÇiftlik Park’ta verecek. Konserin biletleri Biletix satış kanalları ve hizmet bedelsiz şekilde ana gişe İKSV’den alınabilir.

kaynak: t24.com.tr

Yozgat Blues'a bir ödül daha

Yozgat Blues, Sofya Film Festivali’nde En İyi Balkan Filmi ödülünü kazandı.

Uzak İhtimal’in yönetmeni Mahmut Fazıl Coşkun’un ikinci filmi Yozgat Blues 6-16 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen 18. Uluslararası Sofya Film Festivali’de “Balkan” yarışmasında En İyi Balkan Filmi ödülünü kazandı. Aynı bölümde yarışan Lusin Dink’in Saroyan Ülkesi filmi ise Bulgar Sinema Eleştirmenleri tarafından En İyi Film ödülüne layık görüldü.

Dünya prömiyerini 61. San Sebastian Film Festivali’nde, Türkiye prömiyerini ise 32. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde yapan Yozgat Blues, katıldığı ulusal ve uluslararası birçok festivalden ödüller kazandı. 4. Malatya Uluslararası Film Festivali’nde de yarışan film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen başta olmak üzere festivalden toplam üç ödülle döndü.

Filmin başrollerinde Ercan Kesal, Ayça Damgacı, Tansu Biçer ve Nadir Sarıbacak yer alıyor.

kaynak: haberturk.com

18 Mart 2014 Salı

Hz. Peygamber'e (S.A.S.) ithaf edilmiş ilk kısa film yarışması

Siyer Araştırmaları Merkezi, Türkiye'nin kültür ve sanat dünyasında öncü nitelikte bir girişime imza atarak, konu başlıkları İslâm dininin yüce peygamberi Hz. Muhammed'in (S.A.S.) hadis-i şeriflerinden seçilmiş ilk ulusal kısa metrajlı film yarışmasını düzenliyor.

Başarılı sanatçılara toplam 20.000 TL naktî para ödülü ve maddî-manevî değere sahip çeşitli armağanların sunulacağı bu yarışmaya, herhangi bir yaş, eğitim, cinsiyet, ırk, dinsel inanç ya da mezhep sınırlaması olmaksızın, ülkemizin her köşesi ve dünyanın farklı ülkelerinden Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna mensup kısa filmciler özgün yapıtlarıyla katılabilecek.

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMALARINDA BİR ‘İLK’ 

Kendi kategorisinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir “ilk” olan “Âlemlere Rahmet / Ulusal Kısa Metrajlı Film Yarışması”, kurulduğu 2010 yılından beri “Siyer” (Hz. Muhammed S.A.S. ve sahabesinin hayatlarını araştıran ilâhiyat dalı) alanında ilmî faaliyetler yürüten ve Hicrî 1435’i de (Miladî takvime göre, 4 Kasım 2013-25 Ekim 2014 arası) “Siyer Yılı” olarak ilân eden Siyer Araştırmaları Merkezi’nin anılan Hicrî yıl boyunca gerçekleştirmeyi planladığı kültürel, sanatsal ve akademik etkinliklerin en dikkat çekici olanlarından biri…

Siyer Araştırmaları Merkezi, gerek kısa film yarışması, gerekse 1435 Hicri Yılı boyunca düzenleyeceği diğer bütün kültürel, sanatsal, ilmî ve akademik etkinlikler aracılığıyla, “Seni Anlamayan Yürek Kalmasın” genel sloganı altında, Hz. Muhammed’i (S.A.S.) eşsiz hayatı ve kutlu dâvâsıyla hem Türkiye toplumuna, hem de bütün insanlık ailesine en doğru şekilde tanıtmayı amaçlıyor.

Uzun yıllardır irili ufaklı pek çok kısa film festivalinin düzenlenmekte olduğu ülkemizde, doğrudan doğruya Hz. Muhammed (S.A.S.) ve O’nun müminlere miras bıraktığı erdemli söz ve davranışları odak noktasına oturtmasıyla kendi alanında çığır açıcı bir örnek oluşturan bu yarışma, ithaf edildiği Son Peygamber’in aziz hatırasına yaraşır türden bir organizasyon kalitesi ve ciddiyeti eşliğinde gerçekleştirilecek. Temel uzmanlık ve uğraşı alanı “ilâhiyat ilimleri” olan bir sivil toplum ve eğitim örgütünün organize ettiği ilk kısa metrajlı film yarışması olarak Türkiye’nin kültür ve sanat tarihine geçmeye aday “Âlemlere Rahmet”, Siyer Araştırmaları Merkezi ve İstanbul-Üsküdar’da sinema-TV eğitimi alanında faaliyet gösteren Sinemerkez Akademi’nin işbirliğiyle düzenleniyor.

Başvuru için herhangi bir yaş, eğitim, cinsiyet, ırk, din ya da mezhep sınırlamasının bulunmadığı yarışmaya, T.C. uyruğuna mensup olup, “konunun ağırlığı ve ciddiyetine uygun bir yaklaşım sergilemeye hazır” bütün kısa film sanatçıları, süreleri 15 dakikayı aşmayan bir ya da birden fazla yapıtla katılabilecekler. Hazırlanacak kısa filmlerin “belgesel” değil “dramatik yapılı” (oyunculu ve senaryolu) olması istenen yarışmada, birinciye 8000 TL, ikinciye 5000 TL, üçüncüye ise 3000 TL naktî ödül verilecek. Ayrıca, yarışma jürisi, ekstra ödüllere lâyık yapıtlar tespit ettiği takdirde, bir finaliste 2000 TL tutarında jüri özel ödülü, diğer iki finaliste de 1000’er TL tutarında mansiyonlar dağıtacak.

Öte yandan, toplamı 20.000 TL’yi bulan naktî ödüllerin yanı sıra, yarışmacılara Siyer Araştırmaları Merkezi’nin yayınlarından oluşan zengin bir kitap koleksiyonu da armağan edileceği bildirildi. Ayrıca, yarışmada dereceye giren filmler sonradan özel bir DVD’de bir araya toplanıp, bu yapıtların çeşitli özel gösterimlerde, yerel ve ulusal kanalların kültür-sanat programlarında kamuoyuyla sıklıkla buluşmaları da sağlanacak.

Yarışmanın katılım şartnamesindeki en önemli kurala göre ise çekilen kısa filmlerin konularının, Hz. Peygamber’in (S.A.S.) hayatında özel birer yeri olan bir dizi erdemli söz, tavsiye, tutum ve davranıştan esinlenmiş olması, yazılan senaryoların bunların en az bir tanesiyle doğrudan bağlantı kurması gerekiyor.

Senaryolarda yer alması istenen erdemler, yarışmanın katılım şartnamesinde, “mü’min kişinin anne-baba sevgisi ve aile kurumunun insan hayatındaki önemi”, “mü’min kişinin ticaret hayatı ve ticarette ahlâklı insan olması”, “mü’min kişi için namazın salih bir kul olmadaki önemi”, “mü’min kişinin insanlara, hayvanlara ve bitkilere karşı merhametli olması”, “mü’min kişinin hayattaki her konuda israftan özenle kaçınması”, “mü’min kişinin özünde ve sözünde dosdoğru bir insan olması”, “mü’min kişinin kendisine zerre kadar bile iyiliği dokunmuş olan herkese ve herşeye karşı vefâlı davranması”, “mü’min kişinin Yüce Allah’ı (C.C.) dünya hayatındaki her türlü mal-mülk, makam ve ölümlü varlıklardan daha fazla sevmesi” olarak sıralanıyor.

ÖDÜL TÖRENİ, 2014 YILI SONBAHARINDA

Irk, din, mezhep, cinsiyet, yaş, eğitim durumu gibi dünyevî ayrımlar söz konusu olmaksızın, Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinden bütün kısa film sanatçılarımızın katılımına açık olan “Âlemlere Rahmet / Ulusal Kısa Metrajlı Film Yarışması”na son başvuru tarihi 1 Eylül 2014 Pazartesi olarak belirlendi. Başarılı sanatçıları sinema-TV sektörünün saygın profesyonellerinden oluşan 4 kişilik bir “Ön Jüri” ve 7 kişilik bir “Büyük Jüri”nin belirleyeceği yarışmanın ödül töreni ise 26 Ekim 2014 Pazar günü İstanbul’da düzenlenecek. Bu tarih, Hicrî takvimde 1435 yılının bitip 1436 yılının başladığı güne karşılık geliyor.
Kısa film sanatçıları, yarışmanın ayrıntılı bir şartnamesini ve yarışma hakkındaki diğer bilgileri aşağıdaki başvuru adreslerinden herhangi birinden edinebilirler.

* * *

Yarışmanın Yönetim ve Organizasyon Merkezi: Sinemerkez Akademi / Üsküdar-İstanbul / Tel: (0216) 492 41 81

Yarışmanın Resmî İnternet Sitesi: www.alemlererahmet-kisafilmyarismasi.com

Yarışmanın Resmî Facebook Sayfası: Siyer Arastirmalari Merkezi / Alemlere Rahmet / Ulusal Kisa Film Yarismasi

Yazılı Başvuru ve Sorularİçin: alemlererahmetkisafilmyarismasi@yahoo.com

kaynak : timeturk.com/tr

15 Mart 2014 Cumartesi

Oscarlı yönetmene fahri vatandaşlık

İtalya'ya yabancı film dalında 11. kez Oscar gururu yaşatan "La Grande Belleza (Muhteşem Güzellik)" filminin yönetmeni İtalyan Paolo Sorrentino'ya Roma fahri vatandaşlığı verildi.

ntvmsnbc ve Ajanslar
Güncelleme: 16:53 TSİ 15 Mart. 2014 Cumartesi
Başrollerinde Toni Servillo, Carlo Verdone ile Sabrina Ferilli'nin paylaştığı ve 65 yaşına gelmiş, gençliğini özlemekte olan yazar Jep Gamberdella'nın büyüleyici Roma'daki yaşantısını konu alan "La Grande Bellezza" filminin yönetmeni Napoli doğumlu Sorrentino, Roma'nın fahri vatandaşı oldu.

Roma Belediyesi'nde düzenlenen törenle Belediye Başkanı Ignazio Marino, yönetmen Sorrentino'ya fahri vatandaşlığını takdim ederken, "Oscar haberini alır almaz hemen teşekkür etme ihtiyacı hissettim. Film bütün Roma'nın gururu" dedi.

İtalya'ya 1999 yılından sonra ilk kez Oscar sevinci yaşatan yönetmen Paolo Sorrentino, Oscar heykelciğini aldığı törendeki konuşmasında Roma'ya ayrıca teşekkür etmişti.

kaynak: ntvmsnbc.com

13 Mart 2014 Perşembe

Türk ve Alman sinemacılar buluşuyor

Nürnberg Türkiye - Almanya Film Festivali bu yıl da iki ülkenin sinemacılarını bir araya getirecek. Türk sinemasından klasiklerin de gösterileceği festival programı renkli etkinliklerle dolu.

Perşembe günü akşam saatlerinde açılışı yapılacak ve 11 gün sürecek film festivalinde bu yıl uzun ve kısa metraj 49 film gösterilecek. Türkiye'den usta oyuncuların da yer alacağı festival, başrollerinde 83 yaşındaki Mario Adorf’un bulunduğu, ‘Son İnsan’ (Der letzte Mensch) adlı filmin gösterimi ile açılacak.
Filmlerin yanı sıra Türk - Alman oyuncu ve yönetmenlerin katılacağı söyleşilerle de renklenecek festivalin açılışına Nürnberg Belediye Başkanı Dr. Ulrich Maly, Türkiye Cumhuriyeti Nürnberg Başkonsolosu Asip Kaya, Alman yönetmen Edgar Reitz, oyuncu Mario Adorf ve oyuncu Hülya Koçyiğit ile yine festivalin daha önce En İyi Film ödülünü alan yönetmen Reis Çelik katılacak.

Sinema dünyasından 71 ismi bir araya getirecek festivalde, 1964 yılında Berlinale Film Festivali'nde Altın Ayı alan, ‘Susuz Yaz’ adlı Türk sineması klasiği de gösterilecek filmler arasında yer alıyor.

Reis Çelik daha önce En İyi Film kategorisinda ödül almıştı
Film, daha önce festivalde onur ödülüne layık görülen filmin başrol oyuncusu Hülya Koçyiğit tarafından takdim edilecek. Festival kapsamında, önemli bir Türk sineması klasiğine daha yer verilerek, Muhsin Ertuğrul'un 1920 yılında Almanya'da çektiği sessiz film ‘Kara Lale Bayramı’ da izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Fatma Girik’e onur ödülü

Festivaldeki etkinlikler kapsamında, Türk ve Alman sanatçılara onur ödülleri de takdim edilecek. Onur ödülüne bu yıl Türkiye'den 70 yaşındaki oyuncu Fatma Girik, Almanya'dan ise 81 yaşındaki yönetmen Edgar Reitz layık görüldü. Girik ödülünü, 22 Mart’ta alacak. Festivalde ayrıca hayatını kaybeden usta sanatçı Tuncel Kurtiz'in anısına da gösterimler yapılacak.

Bu yılki festival jürisinde de yine Türkiye'den başarılı isimler yer alıyor. Jüri başkanlığını, Thomas Arslan üstlenirken, Türkiye'den Murat Erşahin, Ayça Damgacı, Ruhi Sarı ve Almanya'dan da Barbara Auer, Titus Kreyenberg ve Fatima Geza Abdollahyan jüri üyeliği yapacak.

İddialı kısa filmler

Festivalde genç sinemacılara da bir platform sunuluyor. Festival kapsamında kısa metraj filmler de yarışacak. Bu kategoride, yüzün arasında filmin içinden biri Fransız-Türk ortak yapımı olmak üzere altı Türk kısa metraj film yarışacak. Kısa Film Yarışması jüri başkanlığını bu yıl karikatürist, tiyatro ve çocuk kitabı yazarı Behiç Ak üstlenirken yine başarılı oyuncu Bennu Yıldırımlar da jüri üyeleri arasında yer alacak. Sonuçlar, festivalin ikinci haftasında açıklanacak.

© Deutsche Welle Türkçe
kaynak: dw.de/t