Eleştiri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eleştiri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2011 Cumartesi

Dizi Eleştirisi


Ne kadar çok dizi film oynuyor televizyonda? Hepsini izliyor muyuz acaba? Peki, bu dizilerin içerisinde kendimizin(toplumun) ekonomik düzeyini yansıtan, halkımızın sorunlarına, yaşam zorluklarına(örneğin: geçim sorunu) değinen içimizden bir ailenin ya da kişilerin oynadığı bir film yok. Bir başka deyişle gerçekçi değillerdir. Hiçbir öğüt ya da bir konu hakkında bilgi vermedikleri gibi izleyici de sahte duruşlarıyla etkilerler. Adeta izleyici, kendini kaptırır diziye ve başrol oyuncusunu, kendine ilah yapar. Artık bundan sonra kişi, o karaktere bürünür: onun gibi giymeye, onun gibi konuşmaya… Kısaca onun hayatını benimser, onun gibi yaşamaya başlar.
Bu diziler genelde birbirlerine benzerler. Konular birbirlerine yakındır. Dizide ki karakter ya aşiretle bağı vardır ya da çok büyük bir şirketin sahibidir. Bir de acıklı bir aşk hikâyesi serpiştirilir. O zaman halkımız(daha çok bayanlar) dayanamayıp, başlar izlemeye pür-dikkat. Dizinin olduğu saatte çıt-çıkmaz adeta evde. Yalnızca, dizide ki oyuncuların sesleri duyulur. O akşam eve kimsenin gelmesi istenmez. Rahat-rahat dizi izlenmesi için...
Fakat bu durumdan kimse şikâyetçi değildir ki yüzü aşkın dizi oynuyor televizyonda. Ve her geçen gün artmakta sayıları… Bulaşıcı hastalık gibi, sigara gibi ondan kurtulmak zordur.
Bu arada, akşam hangi diziler oynuyor televizyonda?

Caner Yücel
                                                                                                                                 Alıntı

27 Ekim 2011 Perşembe

Kayıp Filmine Farklı Açıdan Bakış


Filminin özeti;
Mary bir banka görevlisidir. Sevgilisiyle hastaneye gelir, sevgilisi ayağından rahatsızdır. Ameliyat vakti
gelir. Ameliyattan çıkasıya kadar Mary sevgilisini beklemek için hastenenin kafeteryasına iner döndüğünde
segilisi kaybolmuştur aramaya başlar. Sevgilisinin ve hastane görevlilerininde içinde bulunduğu bir soyguncu
gurubun tuzağına düşer.

Film gayet sürükleyici zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Filmin konusu basit bir soygun tezgahı fakat
anlatımı iyi yapılmış, merak öğesi çok kullanılmış. Filmin gizemide burdan gelmektedir. Soygun tezgahını
filmin sonunda anlayabiliyorsunuz. Filmin uzunca bir süresinde filmin kahramanı olan Mary karakterinin şizofren olup, olmadığını anlamaya çalışıyorsunuz.

Michael Feifer’in yönettiği film 2010 yılında Amerikada çekilmiştir. 1 saat 28 dakika uzunluğundadır. Film Gerilim, Gizem türünde Türkiyede şikayet ettiğim filmlerin birbirine benzemesi olayını şimdi Amerikan yapımı filmlerde görmeye başladım. Filmde mary sevgilisini ararken kullandığı Antidepresan yüzünden mary nin olayı kendi zihninde oluşturduğu izlenimi verdiriliyor. Bunu benzer birçok Amerikan yapımı filmde izledim filmin kahramanı olan karakter ilkin şizofren gibi gösteriliyor fakat; daha sonra kendisine düzenlenen tuzağa farkedip üstesinden gelir. Film mutlu son ile biter.

Türkiyede tartışılan senaryo kıtlığının anlaşılan Amerikadada başgösteriyor. Amerikada yaşanan bu senaryo sıkıntının başka göstergeleride var. Örneğin; serilerin çoğalması, uzak doğu ülke sinemalarından uyarlama yapmaları, kitap uyarlamalarının sayısının artması delil olarak gösterilebilir.

26 Ekim 2011 Çarşamba

Paranormal Activity Filmi Eleştirisi


Sinema tarihinde birçok yönetmen farklılık oluşturabilmek için gerek araçlar ile olsun, gerek anlatım
yolu ile olsun çeşitli yöntemler kullanmaktadır. Buda sinemada yeni denemelerin ortaya çıkmasına vesile oluyor,bugün hala pek çok yönetmenin farklılık oluşturmaya çalıştıklarını görüyoruz.

Günümüzde bunu iyi bir korku filmi olan Paranormal Activity filmini yapan yönetmenler; Henry Joost ve Ariel Schulman'ın olduğunu düşünüyorum.

Filmin farklılığı; onu gerçek gibi düşündürmesinden geliyor filmin konusunun diğer filmlerden pek bir
farkı yok. Çiftler yeni bir eve taşınırlar, yeni evde kahramanlara gizemli bir varlık hayalet musallat olur.
Film boyunca çiftin hayaletle yaşadıkları anlatılır. Filmin konusu zihninizde canlanmıştır. Muhtemelen
bu konuyla ilgili bir çok filim izlemişsinizdir. Paranormal Activity filmini gerçek olarak düşündüren ise;
filmin kahramanlarının film içindeki bütün hareketlerini ve yaşadığı her detayın handycam ile çektikleri
video görüntülerinden oluşmasıdır. Hemen hemen tüm görüntüler filmin içindeki el kamerası görüntülerinden
oluşmaktadır. Bu yöntem haber bültenlerinde görüntü sağlanamadığında, olaydaki kişilerin kendi çektiği
 görüntülerin verilmesi ve belgesel programlarında gördüğümüz olay görüntülerine benziyor.

Filmi hiç izlememiş birine filmi jeneriksiz izlettiğinizde izleyen kişinin algısına gerçeklik hissi verdirtiyor
bu şekilde düşündüğümüzde bana göre anlatım üslubu bakımından bu film bir deneme filmidir. Filmi çekenler
uslup bakımından büyük bir farklılık oluşturmuşlar. Üslubu bakımından bundan sonraki çekilecek korku filmlerine esin kaynağı olabilir

Film 10.000 dolar gibi düşük bir bütçeyle, büyük başarıya imza attı. Film çok tutulduğu için seri haline geldi.
Bu yıl üçüncüsü çekilip vizyona girdi ve tüm zamanlarda ekim ayının en iyi açılış yapan filmi olarak tarihe geçti.