26 Aralık 2011 Pazartesi

2011'de 3 film ve Gişenin kodu


Geçen yıla oranla farklı olarak, en çok izlenen 10 filmin içinde iki film 'göze batıyor'

Bir ülke sinemasının kodlarını, izleyicinin dokusunu anlamak için gişesine bakmak kafidir. En çok izlenen filmler, izleyicinin sinema algısını ortaya koyar.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de sinema, iki alanda kendini gösteriyor. Birisi -gişeye yansıyan taraf olarak- 'ticari sinema', diğeriyse, gişede genellikle başarılı olamayan, böyle bir beklentisi de olmayan 'sanat sineması'. Birincisi 'eğlendirmeyi' (ki, yalnızca gülmek değil, ajitasyonu kullanarak ağlatmak veya korkutmak da bu kapsama girer), ikincisi ise izleyici tarafından 'beğenilme' ya da 'rant' gözetmeden 'sanat' alanı adına eser ortaya koymayı amaçlar.

Sinemanın var olduğu yıllardan sadece birkaç yıl sonra bu tartışma başlar. "Hollywood'a karşı" yeni bir sinema anlayışı ortaya koyan Rus Dzigo Vertov'un meşhur manifestosu ile başlayan süreç bugüne kadar gelir ve ortak paydada buluşulamaz. Böyle bir şey zaten mümkün değildir. Zira her iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bu sinemayla neredeyse yaşıt olan tartışmaya dalmadan mevzua dönelim.

İzleyici açısından bakıldığında sinemanın kodlarını ortaya koyan gişe, bu yıl, geçen yıla oranla farklı tablo çıkarmadı. İzleyici sayısı yine 40 milyon civarında kaldı. En çok izlenen filmlerin başını 'yine' komedi çekti. Farklı olarak, en çok izlenen 10 filmin içinde iki film 'göze batıyor': "Hür Adam: Bediüzzaman Said Nursi" ve "Allah'ın Sadık Kulu; Barla"

İki filmin toplam gişesi 3 milyon civarında. Bu da demek oluyor ki, 2011'de sinemaya giden her 13 kişiden biri bu filmlerden birini izlemiş. Mütedeyyin kesimin sanat alanlarına mesafeli duruşunun acı bir vakıa olarak ortada durduğu mevcut sinema alanımızda, Bediüzzaman'ı anlatan iki filmin bu denli izlenmiş olması mutluluk verici. Her ikisi de neredeyse aynı şeyi anlatsa da birinin animasyon (Türkiye'de ilk defa bir uzun metraj filmde kullanılan 'slowmotion' yöntemiyle) diğerinin kurmaca drama olarak gişede boy göstermesi güzel bir manzara.

Ve fakat bu iki film özelinde göze çarpan bir noktayı da işaret etmeden geçemeyeceğim. Mehmet Tanrısever'in yapımcısı ve yönetmeni olduğu "Hür Adam: Bediüzzaman Said Nursi" filmi, özellikle izlemesi beklenen kitleler tarafından takip edilmedi. Çünkü bu kitle filmi desteklemedi. Eğer destekleseydi, tek başına o film 3 milyon izlenebilirdi. Diğer film (Allah'ın Sadık Kulu; Barla) için harcanan enerji ise başka bir projeye kaydırılabilirdi (projenin yeni olmadığını bilmekle beraber tanıtım için ayrılan bütçenin filmin bütçesinden çok fazla olduğundan da haberdarım).

Herşeye rağmen mütedeyyin insanların sinemaya bu kadar ilgi göstermesi sadece bizi mutlu eder. Ve biliyoruz ki, bu iki filmin açtığı yoldan başka filmler de peşisıra gelecek.

2011 için dikkat çekmek istediğim bir başka nokta da "Kurtlar Vadisi Filistin"dir. Ülkemizde ilk defa 'Filistin'i konu alan uzun metraj bir film yapıldı (2009'da yapılan "Zeytin'in Hayali" çizgi filmdi). Mavi Marmara Katliamı'nı konu alan film, cesur yaklaşımı ile sanat alanımızdaki kemikleşmiş bazı bakışları yıprattı. En önemlisi de muhtemel diğer yapımlar için cesaret verdi.

Bahsi geçen üç film de birçok açıdan eleştiri konusu olabilir/oldu. Üçü için de çok iyi not veremedim, açıkçası. Fakat altını çizmeye çalıştığım nokta başka. Bu filmlerin oluşturduğu enerji/sinerji, sanat alanlarımız arasında en çok 'paraya mahkum' olan sinema için cesaret verici oldu. Ve yine işaret etmeye çalıştığım gibi -bu toprağın insanının belli bazı değerlerini/hassasiyetlerini ısrarla görmezden gelenlerin/göstermeyenlerin bulunduğu ortamda- izleyici ve uygulayıcı açısından zihnen ciddi bir eşiğin aşılmasını sağladı, bu üç film.

"Gişeden kod alma" meselesine dönecek olursak...

En çok izlenen 10 filmin 3'ü yabancı yapım. Yerli filmlerin son yıllardaki 'liderliği' devam ediyor. Önceki yıllarda komedi filmlerinin fazlalığı dikkat çekerken, 2011'de dramalar göze çarpıyor. Lakin -izah etmeye çalıştığım üzere- bu filmlerin 'maksat/hedef' açısından işlevi aynı; eğlendirmek. Buradan da şu yoruma varıyoruz; insanımız sinemada eğlenmek istiyor.

Evet, dünyayı yeniden keşfetmedik. Dünyanın birçok yerinde böyle. "Ama olması gereken ne" sorusuna gelmek istiyorum. Soruya gelmiş olmakla beraber cevabını ertelemek durumundayım (Malumunuz, internet 'uzun yazıyı' kaldırmıyor).

1- Eyyvah Eyvah 2

2-Aşk Tesadüfleri Sever

3-Allah´ın Sadık Kulu: Barla

4-Kurtlar Vadisi: Filistin

5-Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti-1

6-Anadolu Kartalları

7-Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde

8-Şirinler

9-Dedemin insanları

10-Hür Adam

Tablonun tamamını ve rakamları görmek için www.boxofficeturkiye.com linkini kullanabilirsiniz


Abdulhamit Güler - Haber7
abdulhamitguler@gmail.com
haber7.com
                                                                                                                                  Alıntıdır....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın