Kelvin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kelvin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2011 Cuma

Video kameralarda filtreler


Kameralar ve fotoğraf filmleri renk ısı farklılıklarında renk düzeltme filtrelerine ihtiyaç duyarlar.
                                   
Renk spektrumunda insan gözünün gördüğü aralığı 1000K.-20.000 Kelvin  olarak sınırlandığını göz önünde bulundurursak, sarı ışıktan turuncuya,kırmızıdan maviye doğru bir yelpaze gibi renk ısıları da bu skalanın içinde yerlerini alırlar.Video kameralar 3200 K.(Kelvin) renk ısısına göre imal edilirler. 3200K. Halojen tungsten akkor flamanlı  lambalardan elde edilebilen ışık türüdür.Isıl değeri 3200 K.dir.Genellikle spot ve Fernsel aydınlatma amatürleri ile kullanılırlar.TV stüdyoları ve film platolarında en çok kullanılan ışık tipidir.Ancak TV kameralarının resim tüpü veya CCD leri sarı yada turuncu olan bu ışığa duyarlı imal edilerek ,en çok kullanılan ışık türü olmalarının yanında görüntü elde edilmesi gereken yerlerde en kolay temin edilecek ışık tipi olmasından dolayı, kamera imalatçıları resim beyaz renk ayarında kameranın sarı turuncu arasında kalan bu aralığı beyaz dengesi için uygun görmüşlerdir. Yani bir elektronik kamera herhangi bir renk filtresi kullanmadan 3200 K. Isı değerinin az altında ve üstündeki aydınlatılan ortamlarda, izlenen görüntünün renklerini , konunun doğal renklerine yakın bir renk dengesinde algılar.3200K. altında beyaz bir obje beyaz renkli olarak,diğer renklerde doğal hallerinde izlenebilirler.Eğer gün ışığında bu kamera ile görüntü tesbit etmek istersek objektif ile CCD resim algılayıcısı arasına 3200K.yı 5600K e çevirecek bir turuncu  filtre koymak gerekir.Aksi takdirde görüntü gün ışığının ısıl değerinin yüksek olmasından dolayı5600K.Mavi renkli veya mavinin hakim olduğu bir resim olarak belirecektir.

Video kamera filtreleri.

1 .filtre 3200 Kelvin              2 .filtre 5600 K.  ¼ ND

3 .filtre  5600 Kelvin             4 .filtre 5600 K. 1/16 ND

1 no. lu filtre gelen görüntü üzerinde herhangi bir renk değişimi yapmaz ve ışığı aynen CCD ye iletir.
Tungsten ışık veya kapalı ortamlardaki düşük sevide aydınlatılmış ortamlarda kullanılır .
2 no. lu filtre gün ışığının fazla olduğu anlarda kullanılır ve 5600K.yı 3200 K. ya çevirir.ışığı gri filtre ile ¼ oranında zayıflatarak CCD ye geçmesine izin verir.
Gün boyu ışığın yüksek olduğu anlarda 2 no lu filtre kullanılır.
3 no. lu filtre sadece 5600K yı 3200 K ya çevirir, zayıflatma etkisi yok denecek kadar az olan filtredir.
Gün ışığının az olduğu kapalı - bulutlu havalarda ve gölgelerde kullanılır.
4 no. lu filtre ise; hem renk düzeltmesi hem de yüksek oranda ışık zayıflatması yapan filtredir.
5600K. gün ışığını 3200K. ya çevirirken, 1/16 oranında ışığı zayıflatarak CCD ye iletir.
Bazı kameralarda 1/64 oranında zayıflatma yapan 4 no lu filtreler kullanılmaktadır.
4 no lu filtre gün ışığının çok yüksek olduğu; Güneşli ve karlı günlerde ya da deniz kenarı ve kumsal gibi yerlerde
güneş ışığının çok parlak olduğu anlarda kullanılır ve yaptığı zayıflatma ile kameranın uygun diyafram aralığında kalmasını sağlar.
Bu zayıflatma olmazsa resim çok parlak ve ya patlamış diye tabir edilen hale gelir.
Doyuma ulaşır, SATÜRE olur.
Fotoğraf ve film kameraları ile çekim anında kullanılan renkli filtreler, filmin renginde değişime sebep olurlar. Özellikleri nedeniyle bazı renkleri tam bazılarını az yada hiç geçirmezler.Resimde etkiyi arttırmak için olması gerekenden farklı renkleri görüntüye aktarırlar.
Efekt filtreleri ise filmde şekil değişikliğine sebep olurlar.
Filtrelerin imal edildikleri maddeler genelde cam, Akrilik ve jelatindir.
Cam filtreler kaliteli,kolay çizilmez ve pahalıdır.Jelatin ve akrilik filtreler ise ucuz ,daha cabuk çizilebilirler bu çizgiler filme de yansır.

En çok rastlanılan kullanım şekli objektiflerin önündeki çemberin iç çapına uygun dişli, tırnaklı yada özel adaptörlü yuvalarına takılırlar. Diğer kullanım şekli ise objektifin arkasına ve kameranın karanlık odasındaki film kızağının üzerinde bulunan filtre boşluğuna takılırlar.Burada filtre objektif ile filmin arasındadır.Her iki şekilde kullanımda kameraman  filtrenin zayıflatma faktörünü dikkate alır ve pozometre ile ölçümdeki diyafram değerine filtre faktörünü de katarak diyaframı daha çok açar
Objektif önünde kullanılan filtreler genellikle cam ve akrilik filtrelerdir. Jelatin filtreler zorunlu olmadıkça objektif önünde kullanılmazlar genellikle objektif arkasında ufak parça halinde kullanılırlar.Kamera içinde bu şekilde kullanım esnasında filtreyi değiştirmek istediğinizde kapak açılır ve burada bulunan negatif film yanar.Buradaki filtre ufak bir parça olduğundan parmak izi kalmamasına dikkat etmek gerekir çünki filmin çerçevesine yakın büyüklükteki filtredeki istenmeyen izler filme de yansır.

Objektif önünde kullanılan jelatin filtreler iki cam arasında ki kullanım şekli ile tercih edilirler.Cam filtrelerin hata oranı az ve geçirgenliği yüksektir.Diğer filtrelerde ışık zayıflatma ve astigmat hataları olabilir. ASTIGMAT:Filtre üzerinde kırışıp kıvrılma .

  Filtreler genelde kendi renklerini geçirir,diğer renkleri az yada hiç geçirmezler. Ana renklerden oluşan filtreler kendi renklerini ve bileşenlerini, ara renklerdeki filtreler de kendi bileşenlerini geçirirler.

  ANA RENKLİ FİLTRELER:

Mavi filtre:  Maviyi geçirir  Kırmızı ve yeşili emer.

Kırmızı filtre Kırmızıyı geçirir  Mavi ve yeşili emer

Yeşil filtre yeşili geçirir     Kırmızı ve maviyi emer

 ARA RENKLİ FİLTRELER:

Sarı filtre Maviyi emer Sarı- kırmızı geçer

Magenta filtre  Yeşili emer Mavi -kırmızı geçer

Cyan filtre Kırmızıyı emer Mavi- yeşil geçer

Turuncu Mavi-yeşili emer Kırmızı- sarı



Sinema ve fotoğraf makinelerinde kullanılan filmler Gün ışığı DAY LIGHT (5600K) yada Tungsten flaman akkorlu ışık (3200K) ya duyarlı şekilde imal edilirler. TV kameralarıda tek tip renge duyarlıdır ve farklı ışıkta filtre ile düzeltilmeleri gerekir. 5600K Gün ışığına duyarlı film ile Tungsten 3200 K ışık kullanıldığında aydınlatma kaynağının önüne mavi filtre konularak ışık gün ışığına yükseltilir yani daylight olur.Bu işlemde kullanılan filtre ışık ısısını 5600 K ya çıkartırken ışığı bir miktar absorbe ederek zayıflatır.Yada kamera objektifinin önüne veya arkasına takılan filtrede bu işi görebilir.
Tungsten film ile açık ortamdan gelen  Gün ışığını filtrelemek mümkün olamıyacağından .
sadece Turuncu filtre kamera objektifinin önüne yada arkasına koyulur ve 5600 K lık ısı 3200K e düşürülür. (KELVİN:Renk ısı ölçüsü.)

Filtrelerin ışık düzeltme(Kelvin arttırma yada azaltma)değerleri dereceli olarak artar, yani ışık kaynağı ile kullanılan filmin renk ısısı  arasındaki fark kelvin metre ile ölçülerek aradaki düzeltme farkına karşılık gelen filtre kullanılır. Kullanılan filtre kamera üzerine takılıyorsa ,pozometre ışık seviye ölçümlerinde kullanılacak filtrenin zayıflatma faktörü göz önünde bulundurularak diyafram uygun stopda biraz daha açılır ve doğru pozlanma elde edilir. İnsan gözü diğer duyu organları gibi deyişimlere kısa sürede uyum sağlıyarak farklı ışıkta bile beyaz rengi doğru görmeğe başlar.Filmlerde kullanılan emülsiyonların böyle bir uyum yeteneği olmadığından, imal edildikleri ışık ısısının dışında kalan aydınlatmalarda  ana renginde renk sapmaları ve beyaz dengesinde maviye yada turuncuya doğru kaymalar olurBu kayma oranlarının düzeltilmesinde kullanılan filtre değerleri ve zayıflatma Faktörleri ise söyledir:

Filtrelerin film düzlemine düşürülecek ışığın niteliğin kontrol etmek için kullanıldığını söylemiştik. Bu kontrolü yaparken normal poz değerleriyle düşürülecek ışık şiddetinin ne kadar etkilediğini filtre faktörü belirler. Aşağıdaki tablo objektife takılacak filtrelerin faktörlerine göre f değerinin ne kadar daha artırılması gerektiğini gösterir.

Filtre faktörü     1.5      2        2.5        3         3.5      4      5         6        8     10

f-stop              0.50      1.00  1.25       1.50    1.75    2      2.25    2.50   3     3.25


UV-Ultraviyole :(Morötesi) Filtrestik veya jelatinden yapılmışlardır.
Mor ötesi (ultra-viyole) ışınların fazla olduğu yerlerde özellikle yüksek dağlarda, deniz veya plajlarda, kar çekimlerinde; Gözle görülmeyen morötesi ışınların fotografın keskinliği ve berraklığı üzerine yaptığı etkiyi azaltmak ve objektifin ön camını çarpmalara ve tozlanmalara karşı korumak üzere kullanılan renksiz ve saydam filtrelerdir. Fotografa çok hafif pembelik verir. Pozlamaya hiçbir etkisi yoktur

A1-Skylight: (Gökışığı) Filtre

Doğrudan gelen parlak gün ışığıyla çekilen fotograflarda mavi renk fazlalığını gidermek ve fotografa daha kontrast bir görüntü vermek için kullanılırlar. Pozlamaya hiçbir etkisi yoktur

Polarize Filtre: Doğrudan gelen ışık kaynaklarının nesneler üzerinden yansıyan ışık kaynağına polarize ışık denir. Bu polarize ışığın yarattığı yansımaları azaltmak ve fotograftaki kontrastı artırmak için kullanılan filtrelerdir. Polarize filtrelerin oluşturduğu düzlemde; Yansıyan ışınlar kırılarak yaratığı etki azaltırılır veya yok edilir. Polarize filtre kullanarak çekilmiş mavi gökyüzü üzerindeki bulutlar gözle gördüğümüzden daha belirgin çıkarlar

e Polarize filtreler ikiye tipdir. Doğrusal (linear) Polarize Filtrelerde ışık tek düzlemden geçer. Dairesel (Circular) polarize filtrelerde ışık iki düzlemden geçerek işlevini tamamlar. Işık ölçümü objektifin içinden yapan fotoğraf makinalarında dairesel(circular) polarize filtreleri kullanılır

  ND-Nötr Yoğunluk Filtresi
Bu filtreler film düzlemine düşen ışığın renk dengesini bozmadan sadece ışık şiddetini azaltmak için kullanılır. Nötr yoğunluk gri filtreleri  renklerin dalga boylarına hiçbir etkisi yoktur. Kullanılan Nötr yoğunluk filtre faktörüne göre diyafram ayarını zayıflatma tablosundan bakılarak tespit edilir.

 Bu filtreleri asa değeri yüksek filmlerin yüksek ışıkta ya da yüksek diyaframda çalışmak zorunda kaldığımız zaman kullanırız. ND filtre ışığın renk değerlerinde değişim yapmadan sadece yoğunluğunu azaltmada kullanılır ve daha açık diyaframda çalışma imkanı verir.

ND filtreleri renk düzeltme filtreleri ile birlikte imal edilerek,  hem renk hemde ışık yoğunluğunu düzeltmede kullanılabilirler.

      RENK DÜZELTİCİ FİLTRELER
Kullanılan film ile çekim mekanındaki ışığın renk ısısının uyuşmadığı durumlarda kullanılır. Bu filtreler renk ısısını Gün ışığı ısı değerlerine getirmek için kullanılan filtrelerdir

80 B Tungsten ışık (3200 Kelvin)"de Gün ışığı filmleri ile çekilen fotoğraf kırmızıya kaçar. Bu kırmızılığın yoğunluğunu azaltmak için kullanılırlar. 80 B filtreler renk ısısını yaklaşık olarak 2100 Kelvin artırarak gün ışığı ısısı seviyesine getirerek film düzlemi üzerine düşmesini sağlar. Filtre rengi mavi olup filtre faktörü 2.4x"dir 85 A 80 B filtresinin tam tersine çalışır. Gün ışığı(5500 Kelvin)"de Tungsten tipi filmlerle çekilen fotoğraflar maviye kaçar. Bu maviliğin yoğunluğunu azaltmak için kullanılırlar. 85 A filtreler renk ısısını 2100 Kelvin azaltarak film düzlemi üzerine düşmesine izin verirler.
Filtre rengi Turuncu olup filtre faktörü 2x"dir

85 B  85 A "nın biraz daha kuvvetlisi olup aynı amaç için kullanılırlar. Renk ısısını 2300 Kelvin azaltırlar Filtre rengi Turuncu olup filtre faktörü 2.4x"dir 81 B Yüksek renk ısında çekilen fotoğrafların aşırı maviye kaçmasını önlemek için kullanılır. Renk ısısını 300 Kelvin azaltır Filtre rengi amber olup filtre faktörü 1.4x"dir FL-D Floresant lambaları ile aydınlanmış mekanlarda gün ışığı filmler kullanılarak yapılan çekimlerde fotoğrafta oluşacak aşırı mavi-yeşil tonun etkisini azaltır. FL-B Tungsten filmlerle floresant  ışığında yapılan çekimlerde fotoğrafta aşırıya kaçan mavi-yeşil tonların etkisini azaltıFL-W Floresant ışığında gün ışığı filmleri ile yapılan çekimlerde fotoğrafta aşıraya kaçan yeşil-kahverengi tonların etkisini azaltır.

Close-Up filtreler
Normal objektiflere takılarak konuya daha çok yaklaşarak yakın plan konuların çekilmesini sağlar. Makro objektifi olmayanların kullanabileceği filtreler olup macro objektiflerden daha ucuz olup kullanımı macro objektifler kadar kolay değildir. 2x, 4x, 8x gibi büyütme faktörleri vardır.


                                                                                                                                     Alıntıdır...

TV tarihçesi


 1-Görüntüyü delikli sarmal disk üzerinde tarama yöntemi ise 1884 yılında Paul Nipkowtarafından gerçekleştirildi.
Aynı mil üzerinde senkron dönen iki ayrı disk üzerindeki sarmal delikler üzerinden aydınlatma yapılarak selenyumun ışığa karşı iletkenlikte değişim göstermesi ile diğer diskin önündeki ışık kaynağı yakılmak suretiyle görüntü bozuk kalitede olsa da aktarılmış ve tarihin ilk elektriksel görüntüsü de budur.
  2-Günümüzde resim tüpü olarak adlandırılan , katot ışınlı havası alınmış tüp Alman Karl Braun 1897 tarafından geliştirilmiştir.
3-Esas gelişme ise Rus asıllı Zworkyn 1923 de patentini aldığı İKONOSKOP Kamera tüpü oldu. 4-Düzenli TV yayınları 1935 Almanya ve Amerika da başladı.Renkli yayınlar ilk kez Amerika da 1954 de Long ısland da başladı. TV görüntüsü sinemada olduğu gibi insanın görme kusurundan yola çıkılarak gerçekleştirildi. Gözün retina tabakasına düşen görüntüler kaybolmalarından sonrada kısa bir süre retinada kalmaya devam eder.
Yani 18 sabit resim arka arkaya retinaya ulaştığında kesintisiz hareket ediyor hissi yaratır. 10 sabit resim harekette devamlılık hissi uyandırır.
Standart Resim sayısı Sinema filminde 24 kare TV de ise (PAL)25 Karedir.

  Ancak 1926lı yıllarda mekanik  olarak çalışan TV ler de resim sayısı saniyede 5 kare ve tarama sayısı 30 çizgiden ibaretti.
Resim hayal şeklinde keskinlik yoktu ve Neon lambanın orijinal rengi olan turuncu kırmızı arasıydı.Senkron devamlı kaydığından  ayarlamak gerekiyordu. TV nin gelişimi esnasında bir çok TV sistemi geliştirildi ve bu sistemleri alabilecek alıcılar üretildi.Gelişmeler giderek kaliteyi arttırıyordu ama üretilen TVler de bu gün ki bilgisayarlar gibi kısa sürede demode oluyor ve standart olmadığından farklı yayın için farklı TVler kullanılıyordu yani komşunuz sizinle aynı yayını seyredemeyebilirdi.

  ÇAĞDAŞ GÖRÜNTÜ:
Siyah beyaz TV: Resim tüpü bir katot ışınlı tüptür.Havası boşaltılmış bir tüp olup ,ön yüzü fosfor ile kaplanmıştır.
RF yolu ile havadan alınan işaretler alıcının içindeki devreler sayesinde , sinyaldeki koyu ve açık ışımalar katot tüpünün ön yüzüne ince bir elektron demetiyle ulaşır ve sinyaldeki bilgi oranında fosforu aydınlatır. Saniyede 15625 çizgi ile 25 resim aktarılarak görüntü oluşur.Bir resim 625 çizgiden oluşur. 2X312.5 olarak taranır.Yani 25 resim iki kez taranınca enstantene değeri  1/50 olur
Ortikon kamera tüpündeki foto voltaik özellik de ışık düştüğünde elektriksel işaret oluşur diğer bir tüp modeli vidikon da ışığın düştüğü noktada ki ışık şiddetine uygun oranda iletkenlik oluşur her iki sonuçda elektriksel devrelerin değişikliği algılamasını sağlar . Resim işaretinin senkronizasyonunu sağlamak için satır başlarına bir senkron darbesi eklenmiştir ve elektriğin iletkenler üzerindeki hızı sabit olduğundan her senkron işaretinden sonra ışın demeti ekranı verici ile aynı noktadan taramaya başlar ve devam eder. 2 X 312.5 Tarama ile amaç resimdeki kırpışmayı azaltmak içindir, hatırlarsanız Sinema filminde optüratör hareketi kırpışma oluşturur.
Katod tüpü olarak da adlandırılan TV  video resim tüplerinde, mercek düzeninden geçerek gelen görüntünün iz düşümü tüpün ön yüzündeki düz yüzeye ve metalik iletken bir madde ile kaplı şeffaf tabakaya  ulaşır.Burada net bir görüntü meydana gelir.Bu görüntünün açık renk veya daha aydınlık bölümleri bu tabakadan elektron kopararak alttaki foto iletken tabakanın üzerinde  elektron yükselmesine sebep olur ve resimdeki açık ve koyu alanların seviyelerine uygun düzeyde elektriksel değişim sağlanır. Bu değişim Pal sistemde saniyede 15625  toplam çizgi sayısı ve resim başına 625 çizgidir. Saniyede 25 resim taranarak kameranın diğer  katlarına ve oradanda yayına iletilir.
Tv yayınlarında sinemada oluşan ve gözü yoran opturatör etkisi yoktur ve her bir resim karesi toplan 625 çizgi ile tanımlanırken 1/50 saniye 312.5 çizgi ile iki kez taranarak toplamda 625 çizgiye ulaşılır ve çok durağan, titremeyen düzgün bir görüntü oluşur. Bu düzen Siyah beyaz TV tüpünde de aynı mantıkla çalışır.
Renkli TV Kamera tüpleri aslında üç adet kırmızı, mavi ve yeşil renkleri algılayan tüpler olmasına rağmen her biri siyah beyaz kamera resim tüpüdür.
Renk fitreleri her tüpe giden kendi renk sinyalini üretmek için kendisine ait renkli ışık ve bileşenlerini filtre ederek arkasındaki tüpe iletir farklı renklerin ışığını emerek geçişini engeller. Ve farklı renkler farklı tüplere ulaşamaz.

Renkli TV kamerasında  üç ana renk için üç filtreli üç ortikon tüp bulunur.
Elde edilen üç ayrı renk sinyali ile birlikte parlaklık-luminans sinyalide elde edilir ve bir işlemci devresinde farklı fazlara oturtulan renk işaretleri, kullanılan sistemin taşıyıcı dalgasının üstüne oturtularak vericiler ve anten sayesinde uzaya gönderilir. Siyah beyaz TVler de bu iki sinyalden sadece parlaklık yada luminans sinyali kullanılır.Luminans sinyalinin üretilmesinin iki amacı vardır Renkli resimde daha parlak ve gösterişli bir resim elde etmek ve renkli yayını siyah beyaz TVlerde de izleyebilmek için mutlaka renkli yayına luminans (Parlaklık)eklenir.
CCD charge-coupled device
Günümüz video kameraları ve fotoğraf makinelerinde kullanılan resim görüntüleme algılayıcı devrelerine kısaca CCD denir.Film tekniğine gör çok daha fazla ışığa hassas devrelerden oluşan CCD chipleri, video kameralarda video resim tüplerinin yerini almıştır.
Resim tüplerinin tarama sayısı ile benzer olmasına rağmen yapısal olarak tüplerden farklıdır.
Çok düşük elektrik akımı ve voltajında çalışmaları nedeniyle taşınabilir çok küçük kameraların üretilmesine imkan sağlamışlardır.
Her bir CCD devresi çok küçük bir yüzeyde yüz binlerce piksel ihtiva edebilir ve çok yüksek çözünürlükte resim elde edilmesine imkan verirler..
Renkli tv de ise kompozit renk işareti komponentlerine ayıran devrelerden geçirilerek her bir renk kendi başına resim tüpünün katoduna gelir.Renkli tüplerde üç ayrı ışın tabancası vardır ve ayrışmış olarak gelen renk işaretlerini her bir renk tabancası ayrı ayrı ışıtır ve ince demet halinde resim tüpünün ön yüzündeki mavi yeşil ve kırmızı piksellerin üzerine düşürür bu işlem çok karmaşık bir yapıya sahiptir ve her renk hücresine gelen ışın yandaki farklı renk hücresine ilgisiz elektron taşımasını engellemek için Shadow mask denilen anti manyetik ve antistatik bir metal ile maskelenir ve her bir hücre doğru ışın ile doğru rengi verir.Bu hatanın en az olduğu tüpler kaliteli demektir.TRİNİTRON TÜP ise SONY nin tekelinde olan tek tabancalı daha karmaşık renk çözümlemesi ve matriks uygulayıcıları olan pahalı bir sistemdir.Halen dünyadaki en kaliteli resmi Trinitron tüpler verir.Yeni nesil plazma ve LCD ekranlar da daha farklı metodlarla elektriksel görüntüyü görünür hale getirirlerDünyada pal-Secam ve NTSC diye adlandırılan renk sistemleri kullanılmaktadır.Bu farklılıkların birkaç sebebi vardır bazıları kendi ulusal yayın tekniklerini kendileri geliştirdiği için diğerlerini kabul etmez ve yine bazı sistemler demirperde Rus yayınları( SECAM) eski zihniyetle farklı ses ara frekanslı olarak yayınlanırdı ve Avrupa standardındaki renkli- renksiz TV ler bu yayınları sesli alamazdı yine o yayın için yapılan TV ler de Avrupa yayınlarını sesli alamazdı.Tıpkı Kril alfabesinin ortodoks papazlar tarafından ortodokslara öğretilip latin harflerini okuyamamaları gibi batıya ulaşımı engellemek için icat edilmiştir.
Bu arada renk sistemlerinin teknik zorlukları pal de azdır en kullanışlı yayın modelidir . Avrupa ülkelerinin ikisi hariç pal dir .Yunanistan ve fransa SECAM kullanır.yunanistan 625 çizgi fransızlar 825 çizgidir.Fransızların resim çizgisinin fazlalığı resim kalitesine önem vermelerinden ileri gelir.Daha fazla çizgi daha net ve kaliteli resim demektir.Amerika ve japonya 525 çizgi 30 resim diğer ülkeler 625 çizgi 25 resim kullanır.
HDTV 1200 satırın üzerinde olduğu için resim kalitesi pal’e göre iki misli daha yüksektir.

  TUNUS Secam olmasına rağmen yayın cihazları Pal dir ve antene çıkarken SECAM’a döndürülür.Bunun sebebi: Fransız sömürgesi iken sistem Secam  kurulmuş ve TV alıcısı satmakta bir sebep olabilir.Ancak daha sonra daha ucuz olan Pal yayın sistemi cihazlar kurularak yenilenmiştir.
Secam yayın cihazları fazla üretilmediği için tercihi azdır ve  daha pahalıdır .
Zamanımızda üretilen TV alıcıları artık tüm renk çözümlerine uygun imal edilmektedir.
         

TV resim tüpleri ve plazma tüpler 4:3 veya 16:9  oranında ölçülerde imal edilebilmektedirler.
Evlerimizde kullandığımız klasik eski tip TVlerin resim tüpleri  4:3 oranına sahiptir.
Son yıllarda plazma veya TFT ekran olarak adlandırılan yeni tip TV ekranlarında16:9 oranı da kullanılmaktadır.
Bunda amaç;İlk kez Japonya da test edilen ve Avrupa da benzer standartlarda üretim ve yayın imkanı bulan (yüksek tanımlamalı ) HDTV yayınlar  16:9 ekranlarda uygun görüntü boyutlarında izlenebilmektedir.Türkiyedede Kanal D tarafında HDTV  yayınları başlatılma üzere denemeler yapılmaktadır.
16:9 oranı aslında Amerikan western filmlerinde sıkça rastladığımız sinemaskop olarak adlandırılan  ekran standardına benzemektedi
Daha panaromik geniş bir alan insan gözüne yakın bir genişlik hissiyle seyirciye aktarılmaktadır.
İnsan gözü yüz yapısına bağlı olarak 170-180 derecelik bir açıyı görebilir veya fark edebilir.
Ancak 16:9 oranındaki geniş ve yaygın ekran TV film çekim kurallarında bazı çekim açı sorunları doğurabilir.

4:3 oranına göre çalışmaya ve çerçeve kurallarına alışan kameramanlar 16:9 da genişekranın  yan bölümlerinde oluşacak görüntü bulaşmalarında biraz sorun yaşayabilirler.
Yatay olarak iki konuşmacı yanyana oturduğu bir masada birini tek olarak çerceve yaptığımızda eski klasik kurala göre göğüs plan çekimde yandaki kişin kolu omuzu görünebilir veya benzer sıkıntılar mutlaka yaşanacaktır.Belki yeni formatta eski çerçeve bakış boşlukları daha yukarı çekilerek azaltılabilir.

16:9  oranında bir ekranda 4:3 oranında bir görüntüyü basık    ve     aslına göre orantısız olarak  izleyebiliriz,tam orantılı izlemek istersek alt ve üst çerçevede ekran dışında kalan bölgeler oluşur. Tersine 4:3 oranında bir ekranda ,16:9 oran ekran görüntüsünü izlemek istersek ekranın alt ve üst taraflarında karanlık bölgeler oluşur ve sinemaskop bir görüntü verir. Günümüz sinema filmleri ve bazı DVD filmlerin ekran boyutu 16.9 oranının da dışına taşarak ekranın üst ve alt bölgelerinde %12lik  karanlık alan oluşur.Yani giderek yeni ekran boyutları oluşmaktadır bu da karmaşa demektir.
Plazma ekranlarda ise resim detay ve keskinliği kontrast seviyesi çok yüksektir.
TV  video kameraları üretildikleri amaca uygun yapı ve özelliklere sahiptirler.Naklen yayın amaçlı kameralar kamera gövdesi, objektif,(View finder-vizör) bakaç,gibi üç ana bölümden oluşur.
Portable-seyyar  çalışan Camcorderlar ayrıca görüntüyü kaydeden  band veya hafıza ünitelerine sahiptirler.Günümüze dek üretilen kameralar giderek küçülen kaset formatları ile kolaytaşınabilir ve hafif cihazlar haline gelmiştir.

 İlk  video kameralar,kamera ve kayıt edici olarak iki ayrı cihaz halinde ve bir ara kablosu ile birleştirilmişlerdi. Ve toplam ağırlığ 25 kg bulmaktaydı ve taşınma zorluğu nedeniyle iki kişi tarafından kullanılmak zorundaydılar.(1983)
Bu tip cihazlarda U-matic adı verilen ve Betacam kasede göre iki kat daha büyük olan video kasetler kullanılırdı.
Akü besleme süreleri çok güç harcandığından 30 dakikadan daha kısa sürede biterdi.
Ancak film kameralara göre görüntü kaydı ve hemen kullanılabilir olmaları önemliydi.

          İlk üretilen mono blok tek parça Betacam kameralar 15 kg bir ağırlığa ve oldukça büyük boyutta üretilmişti (1986).Her şeye rağmen tek bir cihaz olmaları kullanım yönünden  büyük kolaylıklar içeriyordu.Akü kullanımı kısa süreli ve çabuk bitmesi  hala bir sorun olmasına rağmen ,ses ve resmi birlikte kayıt ederek kısa sürede yayına kaliteli video ulaştırılabiliyordu.
son dönemde profesyonel olmalarına rağmen küçük boyutta ve 5- 6 kg ye kadar hafifleyen ve uzun süreli akü kullanan ufak boyutlu cihazlar üretilmiştir1990 ların başlarından itibaren Betacam kameralar tek blok halinde 9kg ağırlığında ve uzun süreli akü kullanımı ile daha kullanışlı hale gelmiştir.
           İlk üretilen mono blok tek parça Betacam kameralar 15 kg civarında bir ağırlığa sahip iken son dönemde profesyonel olmalarına rağmen 5- 6 kg ye kadar hafifleyen cihazlar üretilmiştir.Giderek Betacam SP,Betacam SX ,DVCAM ve mini DV kameralar yayınlarda yerlerini aldılarGünümüzde DVD üzerine ve (Memory- card) hafıza kartlarına kayıt yapan kameralar ve fotoğraf makineleri geliştirilerek kullanıma sunulmaktadır.
Yeni nesil kameralarda güç harcaması son derece azaltılmış ve resim kalitesi eskiye oranla çok yükselmiştir.

Broadcast TV kameralarının önemli bölümlerinden biri Zoom objektifleridir.Büyütme ve yakınlaştırma oranları değişken,resim kalitesi yüksek yapıda üretilen objektifler oldukça geniş açı ve dar açılarda karaktere sahip olmaları nedeniyle kameraya kullanım kolaylıkları sağlamıştır.5-6mmlik geniş açılardan, bin mm ye dek dar açılı yani zoom yapabilen özellikte objektifler üretilerek kullanılmaktadır.Maçlarda kullanılan yüksek büyütme oranlı objektifler bazen kamera fiyatına ulaşmaktadır.Video kameralarda kullanılan objektifler aynı zamanda daha geniş açı ve filtre takılabilir uygun adaptör ve düzeneklere de sahiptirler.
ZOOM  objektifler GRİP yada elcik olarak adlandırılan bir bölümle birlikte kullanılırlar.GRİP ya da elcik ;ENG ve EFP kameralara takıldıkları takdirde kameramanın omuz da  veya sehpada kullanımı esnasında, eliyle kameraya komut verdiği ve kamerayı tuttuğu bir kontrol bölümüdür.Bu bölüm aynı zamanda zoom motorunu  bulundurur. Bu motor objektifin içindeki hareketli lens grubunu ileri ve geri hareket ettirecek düzeni çalıştırır.
Elcikde kayıt düğmesi,Zoom mandalı, Return düğmesi ki bu düğme birkaç farklı  amaçla kullanılabilir ve bazı sabit ayarların yapıldığı parçalar bulunur.Objektif kameraya Bayonet diye tabir edilen mekanik parçayla bağlanır.Objektifin ön merceğini ise Parasoley adı verilen ve ışık kaynaklarından doğrudan merceğe  ulaşabilecek ışınları kesen aynı zamanda objektifi darbelerden koruyan lastik bir çerçeve bulunur.Zoom mercek dizisini önbölümü netlik yapan lensleri arka bölümüde back-focus denilen geri netliği yapan mercekleri bulundurur.
Yine mercek dizisinin en arka elemanı diyafram bileziğinin olduğu bölümdür.
 DİYAFRAM objektifin en açık ve en kapalı diyafram değerlerini verir.Diyafram manual ve otomatik seçeneklidir.
Objektifler üzerlerinde yazan focus uzaklığı ve büyütme kat sayısı ile değerlendirilirler.
9x12 gibi bir değer; CCD ye veya resim tüpünün görüntü düşen yüzeyine 9mm uzaklıkta 12 kez büyüten anlamındadır.yani bu objektif 9- 108 mm aralığında çalışabilir.Objektiflerde yakınlaştırma ise mercek kalitesinin detayları ne kadar okunabilir olarak yaklaştırdığı ile anılır.Yani bir dürbünde ve tele objektife yakınlaştırma ve büyütme ayrı anlamlardadır. Zoom objektifler harici zoom kolu ve netlik kolu bağlanabilir özellikte üretilir.
Kamera gövdesinin diğer bir elemanı
 VF View-finder ,vizör yani bakaçtır.
İlk üretilen profesyonel kameralarda VF –Vizörler siyah beyaz ve ¾ inc tabir edilen boyutta mini monitörlerdir.Üzerlerinde ses seviyesi,renk filtresi, renk ısı derecesi,akü seviyesi .çekilen band süresi
start- stop REC. Yazısı ve kameramana faydalı olacak bazı bilgileri ihtiva eden göstergeler bulunur. Son dönemde üretilen Broadcast kameralarda VF lar renkli olarak imal edilmektedir.                                                    
Ancak; profesyonel maksatlı yayınlarda kameramanlar renkli vizörün renk hatalarını azaltmasından dolayı kullanışlı bulmalarına rağmen, resimde focus-netlik ayarı yaparkenkeskinliği yakalamakta zorlanırlar çünki renk pikselleri bu kadar ufak bir ekranda oldukça iri taneli kalmakta ,ince detaylar görmede yetersiz kalmaktadırlar, yani siyah-beyaz vizörde netlik yapmak daha kolaydır.Vizörler izlenilen resmin ışık- kontrast seviyesini,renk bar skalasını,tally lambasını,ses ayar göstergelerinin anahtar ve düğmelerini de bulundururlar.Vizör bakaçları hareketli olup kameramanın istediği dorultuya yönelebilir.  Kameraman bu ufak ekrana gözünü dayayıp görüntüyü izler.Kameramanın gözü ile mini ekran arasında bir diyoptri merceği vardır. Her kamera kullanan bu merceği ileri geri ayarlıyarak gözüne uygun hale getirir.Kameramanların göz bozukluklarıda düşünülerek + - 3 diyoptry ye kadar hataları düzeltebilen bir mercek bakaç girişinde bulunur.Vizörler kameranın sol tarafında bulunur.Video kameranı gövde üzerindeki en önemli bölüm kameranın görüntü algılayan kısmıdır.Bazı vizörlerde elektret mikrofon bağlantı ve taşım kısmıda vizör gövdesindedir.
VİZÖRLERDE  bandın çekilen yada kalan süresi TC diye adlandırılan Time code göstergesi bulunur.Asıl önemli gösterge ise görüntünün renk KELVİN derecesini veren sayısal değer göstergesidir, bu gösterge Aktüel kameraların farklı ortamlarda ve farklı ışıklarda çekim yapmaları ve her değişen renk ısısını kameramana aktarması renklerdeki farklılıkların önüne geçer.Harici efekt mikrofonu bazı cihazlarda gövdeye bazılarında Vizör gövdesine bağlıdır.
Elektret mikrofonlar sese aşırı duyarlı olup doğal ortamdaki tüm sesleri elektriksel ortama aktarabilirler azda olsa yönlü çalışırlar ve üzerlerinde rüzgar etkisini kesen sünger
wind- cutter  bulunur.Bu tür mikrofonlar çalışma enerjisini ana gövdeye bağlı olan ses kablosuna paralel bağlantıdan alırlar.Manual ve otomatik ses alma imkanına sahiptirler Kamera gövdesi denilince görüntüyü algılayan elektronik sistem ve bandın üzerine kayıt yapan elektro mekanik sistem akla gelir. Kameranın görüntü algılamasını sağlayan ,aynı zamanda bir karanlık oda sayılan CCD sensörlerin bulunduğu bölüm objektifin bağlandığı noktadadır ve görüntü Dikronik filtrelerden geçerek kamera resim algılayıcılarına net bir şekilde ulaşır.

Broadcast yayın kameraları üç ayrı renk için üç ayrı resim tüpü veya CCD içerir. Herbir CCD dicronik filtelerden gecerek ayrıştırılan kırmızı, mavi ve yeşil renklerin ışık seviyelerine uygun elektriksel değişimi algılayarak devamındaki resim geliştirme ve matriks devresine görüntünün elektriksel şeklini iletir.                                       Her bir ccd resim tarama frekanslarıyle eş zamanlı olarak gelen ayrışmış üç rengin değerlerine uygun olarak sistemi besler. CCD ler eskiden kullanılan resim tüplerine oranla darbelere daha dayanıklı ve daha kaliteli resim üretirler.Resim tüplerinde sarsıntı ve darbeler sonucunda bağlantılarda meydana gelen mekanik değişimlerden dolayı birbirleriyle aynı tarama  ayalarından kayarak resimde konvergens-yakınsama hatası denilen resim bozulması olurdu.                                          
Güneş ışığının kalıcı etkileri CCD devrelerde ortadan kaldırılmıştır.
Resim tüpleri güneş ışığına veya kuvvetli spot yada ark ışığına doğrudan maruz kaldıkları takdirde resmin o bölümünde kalıcı leke ve benzeri sorunlar yaşamaktaydılar.
Kamera gövdesinin diğer önemli bölümü video görüntünün elektriksel işaretler halinde kaydedildiği manyetik band kompartımanıdır.
Bu bölüm kaset açıklığından giren kasedi içeri alan servo sistemiyle donatılmıştır. Video kaset bir motor yadımıyle hareket eden servo mekanizması sayesinde kayıt yapan ve bandı hareket ettiren düzenin içine çekilir. Video bantı bu bölümde kayıt ve okuma kafasının etrafına dolanır. Diğer; silme,TC,CTL ve ses kafalarınında önünden geçecek şekilde konumlanır Kapsam(Capstain) motorlarının video bandı hareket ettirmeleri ile sabit devirde video bant yol almaya başlar. Bandın düzenli olarak aynı  yerlerden geçmesini band Guide denilen ve PVC bandın esnemeden gergin bir şekilde yol almasını sağlıyan bir nevi rehber yollar bulunur . Bu düzen sayesinde band aynı hız ve gerginlikte kayıt ve diğer kafaların önünden geçer ve her kafa bandın birbirinden  bağımsız bölümlerine kendilerine ait işaretleri kayıt ederler veya okurlar.Video bandın orta bölümü ve en geniş bölümüne video görüntü kaydı yapılır.
Yatay olmayan biraz eğik durumdaki kayıt okuma kafası bandın ortasında kaln bölüme eğik çizgiler halinde video işaretlerini kayıt eder.Yine aynı kafa play okuma anında kaydedilmiş bu eğik çizgi halindeki işaretlerin üzerinden geçerek görüntüyü okur.
Video bandın üst tarafındaki iki ayrı kayıt yolu video bandın kapsam motorlarının devir hızlarının senkronlu olarak hareketine referans olan senkron işaretlerini kapsar.(CTL)
Yine TC kaydı da bu çizginin altındaki boşluktur.
Alt taraftaki izler ise ses kayıt için ayrılmış olan bölümdür. Kameraların kayıt özelliğine göre en az iki veya dört adet ses kayıt yolu bulunabilir. Band silmede ve ses kayıt –okuma da kafalar sabit ve band hareketli iken.

Resim kaydında ve okumasında video kafa ve band hareketlidir.Band ileri doğru akarken video kafa da kendi etrafında sabit devirde ve çok yüksek hızda dönmektedir.Kafa üzerinde kayıt noktaları çok ufak bir parçacık halinde bandın üzerine yanlamasına eğik bir doğrultuda sinyal kaydını yapar.
Her bir kafa kaydı TV ekranındaki yatay bir çizgiyle eşleşir.Döner kafalarda dört adet manyetik kayıt parçacığı bulunur, yani bir devirde dört satır kaydı ya da okuması yapılır. Video bantlar antistatik olmalarına rağmen toz tutmaya elverişli malzemelerdir bu yüzden kullanılmadıkları esnada mutlaka bant kutularının içinde tutulmalıdırlar. Kameraya takılma esnasında bandın boşluğu alınarak kaset kompartımanına yerleştirilmelidirler. Video bantlar manyetik malzemelerin, bilhassa miknatıs ve hoparlörlerin yanına yaklaştırılmamalıdırlar.Bu tür etkileşim manyetik kaydın bozulmasına, dolaysıyle resim işaretinin tekrar okunamamasına sebep olabilirler.
  Ayrıca video bantlar çok kuru ve çok nemli, aşırı sıcak yerlerde uzun süre kalmaları halinde boylarında uzama çekme ve yapışmalar olabileceğinden bozulabilirler. Güneş altında kalan bantlarda şekil bozukluğu ve sıcak etkileşim nedeniyle kullanım dışı kalabilirler.
Kamera gövdesinin diğer  bölümlerinde Ses seviye kontrol göstergeleri,ses monitor hoparlörü,Resim monitörü,
çeşitli anahtarlar.ses kanalı,monitor kanalı seçme,kamera on-off ,kazanç anahtarı,filtre hafıza anahtarı.TC-CTL seçme,ses volum düğmeleri.Beyaz ve siyah ayarı butonlarıBazı kameralarda beyaz otomatik butonu. Ve yine kameraların çok kamrealı ortamlarda bağlandıkları masının faz farkını gideren çok konumlu rotory anahtarlarbulunabilir. Kamera gövdesinin üzerinde video teyplerde bulunan ileri geri.okuma kayıt VS tuşları yer alır.

Akü ağırlık olarak hatırda tutulması gereken bir parça olup  kameranın en arkasındadır ancak kamera imalatçıları kullanılacak  akünün ağırlığını kameranın ağırlığı ile dengelemek için yani ağırlığın tam omuz tünde olması için kullanılan malzemeleri sadece üretim kolaylığı olarak değil omuzda ortalama bir yerde oluşması için genele dağıtırlar.
Yoksa kamera dengesiz olur ve tercih edilmez. Diğer bir parça ise vizörün üzerinde duran elektret mikrofondur.Enerjisini akü ile beslenen kamera yada teyp devresinden alır ve iç kısımdan ses devresine bağlıdır. Recorderin üst kısmında bulunan band başa sona sarma ve stop- pause düğmeleri , çekilmiş bandın üzerindeki görüntü kontroluna yadımcı olur.Yine kamera gövdesinin yan tarafında VİDE OUT,GENLOCK,TC in-out, harici bir teyp yada recorder ile çalışma fiş bağlantısı bulunabilir.

  Kameraların sağ alt köşesinde Kamera nın STNBY  aç - kapa anahtarı,VTR yi STNBY alma anahtarı,GAIN kazanç anahtarı,White  balance fabrika ayarları Renk A-B hafızaları anahtarı ve DCC Dinamik kontrast kontrol anahtarı bulunur.  Kameranın sol ortasında ve kameramanın kulak hizasında ses monitor mini hoparlörü ve bunun seviye potansiyometresi bulunur. Kameranın ön alt köşesinde kamera nın estantene ayarına benzeyen SHUTTER ayar anahtar ve ince ayarı bulunur.

Recorderin sağ üst arkasında  Teybin tüm fonksiyonlarını gösteren LCD ekranlı display yada gösterge bulunur.
Üzerinde: TC-Time code, Real time saat-Ses seviye göstergesi-Akü göstergesi-Arıza durumunda hangi devrede arıza olduğunu gösteren indikatör-Ses ayar düğmeleri ve switch leri-Kulaklıktan hangi ses kanalını veya birlikte dinleme swithc i-Ses manual –otomatik switch i ve ses giriş kanallarını seçen swithc bulunur.Yine kameranın bu bölümünde senkron geciktirme ve bazı ayarların dokunmatik ayar ve düğmeleri bulunur.

Yeni nesil ENG ve EFP kameralarda  bir çok yeni kullanım kolaylığı sağlıyan özellikler eklenmiş eklenmeye devam etmektedir.

RENK SICAKLIĞI KAVRAMI Yer yüzünde insan gözü ile görebildiğimiz güneş ışınlarının maviden kırmızıya doğru değişen ısı skalası yada renk ısı değerleri vardır. Gök kuşağı optik prizma görevi yapan su damlacıklarının,güneş ışığı bileşenlerini ayırmasıdır.Yani gün ışığı dediğimiz güneş ışığı Kırmızı,portakal,sarı,yeşil,mavi,çivit mavisi ve mor renklerin bileşenlerince gün ışığını verir. Aydınlatma aralığı 7000 K ile 2000 arasıdır.
Gün ışığının renk ısısı 5600 Kelvin olarak kabul edilir.Bilim adamlarının güneşin yüzeyindeki renk ısısının 5800 kelvin olarak tesbit etmişlerdir.Ancak atmosferi katederek yer yüzüne ulaştığında 5600 kelvin olarak ölçülür. Bu değer gün ortası ve bulutsuz havadaki renk ısısıdır. Eğer sabah ve akşam üzeri ölçüm yaparsak bu değer 4 bin kelvininde altına düşebilir.Çünki gün batımı ve doğumunda güneş ışığı atmosfer de kalınca bir tabakadan geçer ve bazı atmosfer gazları ışığı filtre ederek yüksek ısıdaki 5600k ve yukarısını absorbe ederek emer.

Daha az sıcak olan sarı turuncu ışığı geçirirler.Film ve TV kameralarının aydınlatma kaynakları genellikle 3200 Kelvin ışık veren ve sarı ışık olarak adlandırdığımız TUNGSTEN akkor flamanlı lambalardır.Halojen ampul olarak adlandırılan bu ışık kaynakları maximum dereceye ulaştığında yani akkor haline geldiğinde 3200 Kelvin renk ısısı ile ışırlar.Gün ışığı veren kaynaklar ise ark ışığı diye adlandırılan ve 5000-5600 kelvin arası  ışıma yaparlar.Cıva yada ıyot buharlı ışık kaynakları gün ışığını ısındıktan bir süre verirler. Bilindiği üzere filmler de üretildikleri uygun  ışık aydınlatmasında doğal renklerde pozlanırlar.Aksi takdirde film farklı ışıkta mavi yada sarı rengin hakim olduğu baskın renklerde pozlanır, diğer renkler kaybolur.

 Işık kaynaklarının ürettiği renk ısıları

             Açık mavi gökyüzü

           10.000-20.000 K

               Bulutlu gökyüzü

           6800 K-Değişken

    HMI-Hg=cıva ,   M=orta ark , I iyot

           5600-5800 K

             Gün ortası güneş ışığı

           5600 K

              Tungsten Halojen

           3200 K

           Standart Floresant sarı

           2700 K

               Floresant Daylight

           5000-6500K arası

      Evlerdeki Tungsten akkor lamba

           2700 K

              Gündoğumu-batımı

           2000 K

                 Mum

           2000 K

  İnsan gözü renk farklılıklarına kolay uyum sağlar ve beyaz bir kağıdı gün ışığında da Tungsten ışıktada beyaz olarak algılarız, ancak arka arkaya 3200 ve 5600 K ışıkta beyaz kağıda baktımız takdirde bu kısa süre için de göz renk farkını görür ve hemen beyaza uyum sağlayamaz.

                                                                                                                                       Alıntıdır