festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Bu yıl 22 – 25 Ekim tarihleri arasında ikincisi düzenlenecek olan BIFED: Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’ne film başvuruları başladı.

Temasını ekoloji üzerine kuran Festival’e de başkanlık yapan Bozcaada Belediye Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz, “Yerel ve küçük kavramlarının Bozcaada için çok önemli olduğunu” belirterek “Küçük ve güzel adamızı temiz, yaşanılır ve adil bir yapı içinde tutma çabamızın bir unsuru olarak başlattığımız festivalimize 2015 yılı için başvuruların başladığını” açıkladı.

Fotoğraf Sergileri, atölyeler ve üzüm üzerine bir panelle desteklenecek olan festivalin ödülleri geçen yıl olduğu gibi bu yıl da üç ayrı ödül olarak verilecek. Festivalin yarışmalı bölümünün teması insan, doğa ve yaşam. Bozcaada Belediye Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz “Fethi Kayaalp Büyük Ödülü’nü 7.000 TL,  2.lik Ödülünü 5.000 TL, 3.lük
Ödülünü ise 3.000 TL olarak belirlediklerini” söyleyerek ekledi: “Ülkemizde ekoloji konusunda ciddi ve bağımsız bir platform yaratılmasına öncülük etmek ve bu çalışmaları ödüllendirmek, yerel ve evrensel ekolojik sorunlar ve bu sorunların çözümleri üzerine ciddi ve kalıcı bir tartışma ve iletişim ortamı oluşturmak amacıyla
başlattığımız Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BİFED) düzenlendiğimiz ilk yılda 170 film başvurusu ile büyük ilgi gördü. 33 ülkeden başvuru yapan bu filmler arasında daha önce IDFA,
Berlinale, Marsilya FF, Vienale, St Petersburg, Sundance gibi dünyanın birçok önemli festivallerinde finale kalan veya ödül alan filmler olduğu adamızda 2500 İzleyici takip etti. Bu yıl bu sayının daha da artacağını düşünüyorum.22 – 25 Ekim 2015 tarihinde düzenlenecek olan festivalde sizleri ve filmlerinizi konuk etmek bizi
onurlandıracaktır.”

Başvurular 30 Haziran 2015 tarihine kadar yapılabilecek,

Festival Yönetmenliğini Petra Holzer’in üstlendiği “BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’ne” başvurular için son tarih 30 Haziran 2015 “Festivalin ilk yılında gördüğü içten ve büyük ilginin
mutluluğuyla ikinci yıla hazırlanmaya başladıklarını” belirten Petra Holzer: “Festival ilk yıl olduğu gibi “ekoloji” kelimesini insanın, sorunların ve çözümlerin olduğu tüm coğrafyalarda kavramlaştırıyor; iş cinayetlerinden, hayvan haklarına, güvenli gıdadan kitle turizminin yıkımlarına, kentsel dönüşüme kadar en geniş anlamda belgesel
formundaki tüm yapıtlara açık” olduğunu da ekledi. 2011 yılından sonra yapılan belgesellerin başvurabileceği festivalde süre sınırlaması yok.

Festival başvuruları “BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel
Festivali” resmi sitesi www.bifed.org’den yapılabilir.

kaynak : banubozdemir.com

3 Nisan 2013 Çarşamba

Türk Günü Festivali’nde Serdar Ortaç Konseri


Start date: 2013-05-18 14:00:00
Finish date: 2013-05-18 15:00:00

18 Mayıs Cumartesi günü 32.’si yapılacak Türk Günü Yürüyüşü ve Festivali çerçevesinde ünlü sanatçı Serdar Ortaç sahne alacak.

17 Mayıs günü verilecek resepsiyonla başlayacak Türk Günü Yürüyüşü ve Festivali, 18 Mayıs günü Madison Caddesi üzerinde başlayıp Birleşmiş Milletler Binası’nın karşısındaki Dag Hammarskjold Parkı’na gerçekleştirilecek yürüyüş ve burada düzenlenecek festivalle devam edecek.

Ünlü sanatçı Serdar Ortaç’ın bu yıl Türk Günü Yürüyüşü için New York’a geleceğini belirten Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) Başkanı Ali Çınar, Türkiye’den ve Amerika’dan çok büyük dans gruplarının da festivale katılacağı müjdesini verdi. Çınar, ‘Her yeri kırmızı beyaz yaparak, hem toplumumuzu bir araya getirmek için hem de ülkemizin tanıtımına katkıda bulunmak için’ Türk Günü Yürüyüş ve Festivali’nin çok önemli olduğunun altını çizdi. Çocuklara yönelik faaliyetlerin de olacağını söyleyen Çınar, ‘Tüm Türk Dünyası’nı ve soydaşlarımızı festivale bekliyoruz. Festivalin kalabalıklığı, Amerika’daki gücümüzü göstermemiz açısından önemli bir fırsat’ dedi.

Tarih: 18 Mayıs 2013
Saat: 2:00 PM
Adres: Dag Hammarskjold Park
E. 47. St. Between 1st and 2nd Avenue


kaynak: turkishny.com

15 Ekim 2011 Cumartesi

Altın Portakal


   Oscar ödül töreni sadece amerikanın değil; dünyanında merakla beklediği ilgiyle takip ettiği, büyük bir gösteriş ile sinema sektöründeki oyuncu, yönetmen, senarist gibi oyuncularını ödüllendirdiği büyük bir tören bu törenin nasıl gerçekleştirildiğini televizyon izleyen hemen hemen herkes bilir. Filmler oyuncular teknik açıdan değerlendirilir, davetiye ile törene davet edilir, tören günü kırmızı halı ile başlar burdan yürüyen ünlüler geçerken filmleri hakkında kısa bilgi verilir. Kısa röportajlar yapılıp, izleyenler bilgilendirilir ayrıca; giydikleri elbiselere kadar değerlendirilirler buda; moda sekterönün reklam yapmasına fırsat tanır.  İçerideki törene geçildiğinde ise küçük skeçlerle başlar sonrasında filmler tanıtılıp kazanan çağrılıp ödülü teslim edilir. Ardından kazanan duygu ve düşüncelerini paylaşır ve yerine geçer. Birçok yabancı film festivalleri formatı bunun gibidir.

Ülkemize gelince;  sinema yapım sayısının artması oyunculuğun gelişmesi ile paralel olarak film festivallerinin sayısıda artıyor örneğin; bu sene 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali düzenlendi bizde heyacanla izledik formatı takip ettiğimiz yabancı törenleri aratmıyor, özentiyle benzetilmeye çalışılmış bu kötü bir şey değil fakat bahsetmek istediğim festivallerde derece alan filmleri izleyemiyorsun bunlar seçilirken değerlendirme kriterleri neler çok merak ediyorum örneğin; oscar da ödül almış bir filmi izlediğimizde ‘vay be adamlar boşuna seçmemiş’ gibi yorum yapıyoruz. Türkiyede derece almış filmler içinde bunu söylemek istiyoruz. Bahsetmek istediğim diğer bir konu ise; aslında eleştirmek istediğim bir konu kazanana ödül veriliyor ardından duygu ve düşüncelerini paylaşma konuşmasına sıra geldiğinde kendimizi seçim meydanında hissediyoruz evet birçok kazanan politik söylemler gerçekleştiriyor televizyon programlarında izlediğimiz içeriklerin film festivaline katılan filmler ve sanatçılar ile ilgili olmasını beklerken kazananların politik ideolojik söylemleri ile kendimizi seçim döneminde hissettiriyor. Unutmayalım seçimlerde bügün muhalefet yarın iktidar olabilir bu böyle sürüp gidecek bizde kaliteli prodüksiyonlardan mahrum kalacağız sinemada geçmişte siyasetin gölgesinde kaldı ve hep türk sinemasının gelişememesinden bahsettik bugunkü festivalde politikaya davet ediyor gelecekte artık Türk sinemasının yabancılara özendiğimiz kaliteyi yakalamasını politikadan arındırılmasını umuyoruz. Biz yeterince siyaset izliyoruz zaten istediğimiz türkiyenin dünya sineması arasında hakkettiği yeri alması…